Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, geçtiğimiz kıldırdığı temsilî Cuma namazının hutbesinde İslâmın sapıklıkları lânetlediğini vurgulayarak insanları bu tür kötülüklerle mücadeleye çağırdı.

Erbaş Hocanın bu hutbesine ilk saldırı, “Ben nereye vurdum, ses nereden çıktı?” diyen Nasreddin Hocanın meşhur fıkrasını hatırlatacak bir şekilde, Ankara Barosundan geldi.

Baro adına yapılan açıklamada Diyanet İşleri Başkanı ağır hakaretlere maruz kaldı.

Diyanet İşleri Başkanına “bu şahıs” tabiriyle atıfta bulunan Baro bildirisinde “söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti” gibi tahkir edici ifadeler yer aldı.

Her türlü sapıklığı şemsiyesi altında toplayan LGBTİ+ akımlarını “insan onuru” olarak niteleyen bildiri, Diyanet İşleri Başkanının “halkı elinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya çağıracağı” kehanetinde bulundu.

Ankara Barosunun bildirisini, hemen arkasından İzmir Barosu ile Devrimci Sosyalist İşçi Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Komünist LGBT’ler, Kampüs Cadıları gibi adlarla faaliyet gösteren çeşitli teşekküllerin benzer üslûplarla kaleme alınmış açıklamaları izledi.

ERBAŞ NE DEDİ?

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Cuma hutbesinin bir bölümünde, İslâmın zina ve cinsel sapıklıklarla ilgili hükmünü hatırlatarak bu kötülüklerin tehlikelerine işarette bulunmuş ve şöyle demişti:

Ey insanlar! İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, Eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti: Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın islamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu Hiv virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim.

2019 YILINDAKİ HUTBE

Diyanet İşleri Başkanlığı, iki yıla yaklaşan bir süre önce yayınladığı bir Cuma hutbesini de bu konuya ayırmış ve aynı tehlikeye dikkat çekmişti.

Tam metnine https://yazarumit.com/diyanet-cinsel-sapkinliklar-lanetlenmistir/ bağlantısından ulaşabileceğiniz bu hutbede şu ifadeler yer alıyordu:

Kıymetli Müslümanlar!

Irkımızı, rengimizi ve ömrümüzü olduğu gibi cinsiyetimizi de Yüce Yaratan belirlemiştir. Fıtratın kodlarıyla oynamak, yaratılıştan gelen özellikleri değiştirmeye çalışmak sünnetullaha aykırıdır. Cinsiyete müdahale eden ve cinsiyetsizliğe davet eden çabalar sadece bireyin değil bütün bir neslin felaketini hazırlar. Cinsiyet seçimini kişisel bir özgürlük alanı gibi göstererek ilahi iradeyi yok saymak, haddi aşma ve kulluktan sapmadır. Tarih boyunca bütün inançlar bu tür anlayışları şiddetle reddetmiş ve lanetlemiştir.

Muhterem Müminler!

Milletleri ayakta tutan, dini ve ahlaki değerleridir. Bu değerler örselendiğinde toplumda çözülmeler başlar, geleceğimiz tehlikeye girer. Rabbimiz tarihte birçok kavmin vahye kulaklarını kapatmaları, ahlâki bozulmaları ve sapkınlıkları yüzünden helâk olduğunu bizlere haber vermektedir. Kur’an-ı Kerim’de tertemiz fıtratlarını bozan kavmine Hz. Lût’un haykırışı şöyle anlatılır:

“Lût’u da peygamber gönderdik. Kavmine dedi ki: Sizden önce insanlardan hiçbirinin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz yoldan çıkmış bir topluluksunuz.”

Aziz Müminler!

Azgınlıkları ve haddi aşmaları sebebiyle helak edilen kavimlerden ibret alalım. Fıtratımıza uygun, nezih bir hayat yaşamaya gayret edelim. İnsanlık şeref ve haysiyetini canımız gibi aziz bilip koruyalım. Kadının ve erkeğin izzetini zedeleyebilecek aşırılıklardan ve çirkinliklerden uzak kalalım. Kız ve erkek çocuklarımıza hak ettikleri değeri ve özeni gösterelim. Sağlıklı bir nesil yetiştirmenin çocuklarımızı, gençlerimizi sapkın anlayışlara karşı eğitmek, bilinçlendirmek ve korumaktan geçtiğini, bu noktada hepimize sorumluluk düştüğünü unutmayalım.

***

Cinsel sapıklıkların meşrulaştırılma macerasını özetleyen bir yazıya buradan erişebilirsiniz:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here