Onlar bir avuç değil, dünya dolusu kahramanlardı.

Sayılarını ancak Allah biliyor.

Kader onlardan her birini dünyaya meydan okuyacak bir güç kaynağıyla donatmış, öylece dünyaya göndermişti.

Bediüzzaman Hazretleri Barla’ya ayak basar basmaz birer ikişer sökün ettiler.

Bütün bir memlekette kök salacak, dünyanın dört bir tarafına yayılacak ve asırlara hükmedecek bir iman dâvâsı onların omuzlarında yükseldi.

Tarih çok kahramanlar gördü görmesine, ama bu kadar çok kahramanı bir arada, bir zamanda, bir dâvâ etrafında gördüğü zamanlar pek nadirdir.

Bugün dünyanın her hangi bir köşesinde Nur Risalelerinden birinin kapağını açan herkes, o kahramanların gelecek nesillere salimen ulaştırmak için hayatlarını ortaya koydukları bir miras karşısında buluyor kendisini.

Onların büyük çoğunluğu bugünleri görmedi. Fakat görmüşçesine bir imanları vardı. Sadece bize intikal ettirdikleri büyük mirasla değil, aynı zamanda kendi hayatlarıyla da bize ve daha sonra geleceklere çok büyük bir ders verdiler.

Aziz Üstad’ın satırlara döktüğü iman hakikatlerinin hayata dökülmüş nüshaları oldular.

Onun için, biz de bir yandan Nur’un ölümsüz hakikatlerini kitapların satırlarında okurken, bir yandan hayatın satırlarında bu hakikatlerin canlı yansımalarını okuyalım ve bize bu hakikatlerin ulaşmasında paha biçilmez emekleri geçen bu kahramanları dualarla yad edelim istedik.

Bir sonraki bölümden itibaren, Allah nasip ederse, Nur’un kahramanlarını, İstanbul İlim ve Kültür Vakfının yayınlarından iktibasen, hayatlarından kısa satır başlarıyla hatırlamaya çalışacağız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here