Bediüzzaman Said Nursî’nin “Risale-i Nur’un dört esasından ikisi” olarak nitelediği “acz ve fakr” İİKV’deki Tefekkür Derslerinin konusu idi.

29 Şubat Cumartesi günü Vakfın Vefa’daki merkezinde gerçekleşen seminerde “bu iki kavramın Yaratan karşısında bütün yaratılanların ortak özelliği olduğu” tesbiti yapıldı.

İnsanların durumu ise, ihtiyaçlarının çokluğu sebebiyle, diğer bütün yaratılmışlardan daha ileri seviyede, mutlak acz ve mutlak fakr olarak karşımıza çıkıyordu.

Ancak bu durum insanın aleyhinde değil, bilâkis lehinde bir durum ortaya çıkarıyor ve önüne çok büyük fırsatları seriyordu.

Çünkü âcizliği de, ihtiyaçları da, Allah’ın kudret ve rahmetinden sonsuz bir şekilde yararlansın diye onun sıfatı olmuştu.

Eğer insan Rabbi karşısındaki bu durumunu görür, anlar ve bu anlayışa uygun bir şekilde hareket ederse, onun âcizliği Allah’ın sevgisine, ihtiyaçları da Rahmân ismine onu ulaştırabilirdi.

Fakat madalyonun bir de öteki yüzü vardı:

İnsan kendisinde bir güç vehmeder, Rabbi karşısındaki âciz ve muhtaç durumunu kabul etmez ve kendisinde diğer insanlara karşı bir üstünlük vehmederse, bu sıfatları onun hem bu dünyadaki hayatını, hem de ebedî hayatını Cehenneme çevirebilirdi.

Bu tesbitleri yaparken, zamanımızda toplumların içine sürüklendikleri bunalımların temelinde yatan en önemli unsurun, “acz ve fakrını kabul etmemek” şeklinde belirdiğini de gördük. Bu da bizi, her türlü sosyal problemlerin çözümünde acz ve fakr konusunun anahtar rolü oynadığı tesbitine ulaştırdı.

Seminerin tam video kaydına bu adresten erişebilirsiniz:

Seminerin sunum dosyasını PPS formatında bu bağlantıdan indirebilirsiniz:

Seminerin sunum dosyasını PDF formatında bu bağlantıdan indirebilirsiniz:

Tefekkür Dersleri, Iraklı âlim İhsan Kasım Salihî (veya Kenan Demirtaş) ile Ümit Şimşek arasında dönüşümlü olarak ve herkese açık şekilde Cumartesi günleri cereyan ediyor.

Dersler canlı olarak İİKV’nin sosyal medya hesaplarından da yayınlanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here