Günlük hayatın boğucu ve baş döndürücü meşgalelerinden bir an için olsun bizi çekip kurtaracak ve hayatımıza anlam katacak kısa bir tefekkür seansı için bu köşeyi açmış bulunuyoruz.

Burada her gün bir âyet, hadis, vecize, bir soru gibi düşündürücü bir metin yer alacak. Ve sizi, bu metin ışığında üç dakikalığına tefekküre davet edeceğiz.

Dilerseniz bu notu okuyup geçebilir veya sonra üzerinde düşünmek üzere bir kenara not edebilirsiniz. Fakat bizim teklifimiz okuyup geçmek değil, başka her türlü meşguliyeti bir kenara bırakıp üç dakikalığına bu not üzerinde düşünmek:

Anlamını, bize bakan yönlerini tefekkür etmek.

Hayatımızı sorgulamak.

Bu sözün bu dakikadan itibaren hayatımıza katacağı birşeyler olup olmadığını düşünmek.

Gerekirse bazı kararlar almak.

Veya aklınıza daha başka ne gelirse… Yeter ki, bugünkü gününüzün 3600 dakikasından sadece 3 dakikasını – ama hiç kesintisiz bir şekilde – ne yapıp yapıp böyle bir muhasebeye ayırın. Ondan sonrası tamamen size kalmış.

Bu arada, tefekküratınızın sonuçlarından bu sitenin okuyucularıyla paylaşmak istediğiniz birşeyler olursa, yorum sütunlarımız da ardına kadar açıktır.


Tefekkür Vakti: 2

Gerçekten, Biz Âdem oğullarına şerefli bir makam verdik; onları karada ve denizde taşıdık, hoş ve temiz nimetlerle rızıklandırdık yarattıklarımızın birçoğundan da ziyadesiyle üstün kıldık.

İsrâ, 17:70


3 YORUMLAR

  1. Bu arada; yediğimiz rızıkların hem çok hoş, hem besleyici, hem onarıcı ve deva olması ne kadar hayret verici bir şey! Yemeklerimize lezzet katması için kullandığımız baharatlar bile bin bir şifa kaynağı.
    Ve aynı nâfi yemeğin hadden geçince zehir olması..

    Beden için yiyecekler böyle içiçe faydalar içeriyorsa acaba ruhun gıdası olan ibadetler nelere yol açıyordur ruhumuzda, kalbimizde?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınız