Diyanet İşleri Başkanlığının Risaleleri tahrif ettiği yolundaki iftira ile yürütülen karalama kampanyasının edep ve hayâ seviyesini gösteren küçük bir derlemeyi burada sunuyoruz.

Şu nümunelik pasajlarda kullanılan bir dile şöyle bir bakanlar dahi, böyle bir dille konuşanların Risale-i Nur talebesi olamayacaklarını rahatlıkla göreceklerdir.

Bir kısım mihraklar tarafından provokasyon amacıyla kullanıldıkları aşikâr olan bu kişiler, herhalde Risale-i Nur okuyarak böyle bir küfür kültürüne sahip olmuş değillerdir.

Fakat her yerde, her zaman çürük mallar çıkıyor. Nur’un fabrikasına giren şeyin hammaddesi bozuk olduktan sonra, Risale-i Nur ona ne yapsın? İnsanların yüzleri kızarmadan okuyamayacağı hayâsızca ifadelerle güya Nur’ları savunduğunu iddia eden böyle edep yoksunlarına da bu cemaatin imalât hatâsı olarak bakıp geçilmelidir. (Bu konuya Nur Mesleği sütununda ayrı bir yazı ile daha geniş şekilde temas edilecektir.)

Aşağıdaki kupürleri gözden geçirdikten sonra, https://yazarumit.com/isaratul-icaz-tahrif-mi-edildi/ bağlantısından erişebileceğiniz konuyla ilgili yazımızın bu kabil kişilerle ilgili bölümünü bir lütfen bir daha okuyunuz:

Bu konuda gösterilen tepkiler sadece muhakeme-i akliye cihetiyle değil, edep ve hayâ yönünden de aşikâr bir eksikliği yansıtmaktadır. İddiaların esasına inmeye bile gerek kalmadan, sadece bu iddiaların nasıl bir üslûpla dile getirildiğine bakan bir kimse, bunlardan hiçbirinin Risale-i Nur dâvâsıyla bir ilgisinin bulunmadığına dair yemin edecek olsa, herhalde başı ağrımayacaktır. Bediüzzaman’ın talebeleri ve devlet erkânı başta olmak üzere hedef aldıkları herkese, yaşına ve mevkiine bakmaksızın asker arkadaşı gibi ismiyle hitap etmeyi, bununla da kalmayıp isminin yanına hakaretamiz sıfatlar eklemeyi, söze argo ifadelerle başlayıp hırsını alamayınca düpedüz küfürleri peş peşe sıralamayı, bu kardeşlerimiz herhalde Risalelerde ve gittikleri Nur derslerinde öğrenmiş olamazlar. Başka kaynaklardan aldıkları edepsizlik dersleriyle kahramanlık taslayacak olanlara ise Risale-i Nur’un ihtiyacı yoktur. Nur talebeleri, böylelerinin düşmanlığını dostluğuna tercih ederler. Çünkü böyle edep fukaralarıyla aynı resim karesinde yer almak ve onların hayâdan nasipsiz dilleriyle savunulan bir dâvâyı savunur görünmek, gerçekten, Risale-i Nur talebeleri için düşünülebilecek en büyük musibetlerden biridir.

Kimbilir, belki de Kader, Risale-i Nur talebelerini böyle imalât hatâlarından ayırt etmek için bir vesile olarak bu hadiseyi başımıza sarmıştır!

 

 

kufur16kufur17kufurler1 kufurler2 kufurler3 kufurler4 kufurler5 kufurler6

5 YORUMLAR

    • Küfürlü paylaşımlara cevap vermiyoruz; bu meselede yaygara çıkanların kimliklerini deşifre ediyoruz ki insanlar yalanlara kapılmasınlar.

  1. Selamun aleyküm Ümit Hocam.Firsat buldukça yazılarınızı takip ediyorum ve ilk defa yorum yapıyorum. Sizler Risale-i Nur dairesinde, Kur’an hizmetine, muhalif olarak yapılan hataları dile getiren sayılı, cesur abilerimizden birisiniz.

    Mevzu bahis olan olaya gelince bahsetmiş olduğunuz kişilerin sabıkası kabarık bir güruhtur, sizin de bahsettiğiniz gibi bu kişiler Risale-i Nur dairesinin dışından gelip fitne çıkarıyorlar eğer bu dairede olmuş olsalardı en azından üsluplarindan belli ederlerdi. Varsa bir hata bunu Risale-i Nur’dan delil getirerek reddiye sunarlardi. Ama öyle değil bu insanlar geçenlerde bir Kur’an Hadiminin kullandığı tabirle “Maşa” lar…

    Size yapılan bu çirkef saldırı aylar önce, Ömrünü Kur’an ve Risale-i Nur hizmetinde geçirmiş Alim bir zata yapıldı, ne var ki bu insanlar kiminle muhatap olduklarının farkında değillerdi, o zat ı muhterem ise sükut tavsiye etti… Şimdi size yapılan bu çirkef ve ahlaksızca yapılan bu saldırıdan anlıyorum ki bu güruh evvela o Kur’an Hadimine yapmış oldukları ahlaksız iftiraya mukabil Sille-i Zecri yemişe benziyorlar ki; Sırat ı müstakimdeki bir kişi size karşı böyle bir terbiyesizlik yapmaz…

    Vesselam

  2. Her zaman söylediğim bir söz vardır.Bir insanın istikametini tayin etmek istiyorsanız, kimleri sevdiğine ve kimlere öfkelendiğine bakınız. Allah düşmanlarını sevenler ve bol kepçe hoşgörü dağıtanlar, elbette Allah dostlarını sevmezler.”Bin yıllık kitabın nesine inanayım” diyerek Hz.Kur’an-a saldıran bir masona müctehid derecesinde bağlı olan aptallara söylenecek söz yoktur! Allah basiretlerini açsın.Basiretleri açılmazsa mahşerdeki makamları dünyada en çok sevdikleri bu masonlarla olsun.Allah onları birbirinden ayırmasın.Makamlarını ebedi eylesin.Amiiiiiinnnnn

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınız