16 Ekim 2014 Salı akşamı Fatih, Nurtaşı medresesinde Fırıncı Ağabeyin de iştirakiyle yaptığımız Lâhika dersinde, aşağıdaki Emirdağ mektubunu okuyarak bundan çıkarabileceğimiz dersleri not etmeye çalıştık. Sohbetin satırbaşları:

 

– I –

Kendi kendime bir hasbihaldir

[Bu hasbihali Ankara makamatına işittirmeyi, ıslahtan sonra sizin tensibinize havale ederim.]

Hâkim kendisi müddeî olsa, elbette “Kimden kime şekva edeyim, ben dahi şaştım” benim gibi bîçarelere dedirtir. Evet, şimdiki vaziyetim hapisten çok ziyade sıkıntılıdır. Bir günü, bir ay haps-i münferid kadar beni sıkıyor. Bu gurbet ve ihtiyarlık ve hastalık ve yoksulluk ve za’fiyetle, kışın şiddeti içinde herşeyden men’ edildim. Bir çocukla bir hastalıklı adamdan başka kimse ile görüşmem. Zâten ben, tam bir haps-i münferidde yirmi seneden beri azap çekiyorum. Bu halden fazla bana tecrit ve tarassutlarıyla sıkıntı vermek ise, gayretullaha dokunup, bir belâya vesile olmasından korkulur. Mahkemede dediğim gibi, nasıl ki dört defa dehşetli zelzeleler, bize zulmen taarruzun aynı zamanında gelmesi gibi pek çok vukuat var. Hattâ tahmin ederim ki, benim hukukumu muhafaza ve beni himaye etmek için çok güvendiğim Afyon Adliyesi, Denizli Mahkemesi’ndeki Risale-i Nur hakkında müracaatıma bilakis ehemmiyet vermedi, beni me’yus etti, adliyenin yangınına bir vesile oldu ihtimali var.

Mektup bir bütün olarak ele alındığında, Risale-i Nur hizmetinin esaslarını kendisinde topladığı görülecektir. Yaşanan hayattan süzülmüş tesbitler olduğu için, bu esasların Bediüzzaman Hazretleri ile talebeleri tarafından ne kadar hassas ve kararlı bir şekilde uygulandığı da bu arada ortaya çıkıyor.

Üstadın üst üste maruz kaldığı tazyikler, bir cümle içinde 7 madde halinde sıralanıyor:

“(1) Bu gurbet ve (2) ihtiyarlık ve (3) hastalık ve (4) yoksulluk ve (5) za’fiyetle, (6) kışın şiddeti içinde (7) herşeyden men’ edildim.”

Bir de bütün bunların yirmi seneden beri fasılasız devam ettiği dikkate alınırsa, en sabırlı bir insanın bile tahammülünü tüketmeye fazlasıyla kâfi olduğu anlaşılacaktır. Buradaki önemli nokta:

İşte, Üstad Hazretleri bütün bu meşakkatlere rağmen (1) hizmetinden hiçbir zaman geri durmamış, (2) bu meşakkatli yeri bırakıp başka yerlere kaçmamış, (2) kin, nefret ve intikam gibi hislerin asla zebunu olmamış ve hiçbir zaman menfi hareketlere teşebbüs etmemiştir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here