“Ehl-i Kitap” olarak isimlendirilen Hıristiyan ve Yahudilerle ilgili olarak, Bediüzzaman, Kur’ân’ın iki yönlü bir çağrısı bulunduğunu söyler.

Birincisi, Müslümanlara hitaptır: “Size gönderilen Peygambere ve size indirilen Kitaba nasıl iman ediyorsanız, sizden önceki peygamberlere ve kitaplara da öylece iman edin.”

İkincisi ise Ehl-i Kitaba hitaptır: “Size gönderilen peygamberlere ve size indirilen kitaplara inandığınız gibi, Hz. Muhammed’e (a.s.m.) ve Kur’ân’a da iman edin.”

Tabii, her ikisi için de, Allah’tan başka hiç kimseye ilâhlık yakıştırmamak ve Allah’a ortak koşmamak şartı vardır.

Böylelikle, Kur’ân, Ehl-i Kitaptan, inançlarını terk etmelerini değil, tamamlamalarını ister. Zira, Kur’ân, daha önceki kitapları doğrulayıcı olarak gelmiş, onlardaki bütün güzellikleri ve eski şeriatların bütün esaslarını kendisinde toplamıştır. Onun için, Kur’ân’ın davetini etmekte Ehl-i Kitap bir sıkıntı duymamalıdır.

Nitekim, Kitap Ehli olan Batılılardan, Risale-i Nur’un bu bahislerini okuduktan sonra Müslüman olan birçok kimse vardır.

***

Konu ile ilgili bir bahis:

http://erisale.com/#content.tr.6.78

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here