Uhud harbinin yenilgiyle sonuçlanması, münafıkların kazan kaynatması için elverişli bir zemin ortaya çıkarmıştı. “Madem hak olan din bizim dinimiz, üstelik Allah’ın Resulü de aramızda; nasıl oluyor da müşriklere mağlûp düşüyoruz” şeklindeki itirazlarla huzursuzluk çıkarmaya çalışıyorlardı.

203’üncü Kur’an Buluşmasında okuduğumuz Âl-i İmrân sûresinin 165-167’nci âyetleri, “O sizin kendinizdendir” buyurarak, yenilgi sebebinin Resulullah’a (komutana) itaatsizlik olduğunu hatırlattı. Bunu hatırlatırken de, bu yenilgiyle beraber Allah’ın onlara lûtfettiği bir iyiliği de hatırlattı:

O güne kadar Müslümanlarla karışık bulunan ve sayılarının da küçümsenmeyecek bir seviyede bulunduğu anlaşılan münafıklar bu yenilgi vesilesiyle ortaya çıkmış, dost ve düşman belli olmuştu.

Okuduğumuz âyetlerin üslûbu da bizi bazı önemli tesbitlere götürdü. Bu tesbitler, her seviyedeki yöneticilere yol gösterecek hayat prensiplerini teşkil ediyordu (yönetici derken, hadis-i şerifte belirtildiği gibi, herkesin kendi âleminde bir yönetici olduğunu da unutmayalım):

Yaşanmış olan bir başarısızlık tahlil edilirken, kusuru objektif bir dille ortaya koymanın yanı sıra, başarısızlığın hikmetine de işaret edilmiştir: Allah size bu musibeti verdi, ama içine bir ihsanını da katarak verdi. Böyle hadiseler, size dost ve düşmanınızı ayırt etmke imkânını veriyor.

Konuyla ilgili âyetlerin hiçbirinde şûrânın isabetsizliğine dair en küçük bir ima yoktur. Bilâkis yenilginin sebebi olarak şûrâ sonucuna riayetsizlik gösterilmektedir. Komutana itaatsizlik yenilgiye yol açmıştır; ancak komutanın şûrâ ile varılan kararı uygulamakta olduğu da unutulmamalıdır.

Yine de, akla gelebilecek herhangi bir tereddüdü bütünüyle izale etmek üzere, 159. âyet-i kerimede “Onlarla istişare et” emri net bir şekilde teyid edilmiş, istişare sonucunda da Allah’a tevekkül emredilmiştir. Şûrâ neticesine itirazın münafıklardan gelmiş olması da not edilmesi gereken önemli hususlar arasındadır.

Onun için, başarısızlığa uğrandığı zaman suçu ekibe yükleyip bu başarısızlığı kendi istibdadını tahkim vesilesi yapmanın Kur’ân’da ve Sünnette hiçbir dayanağı yoktur.

Bu tahlillerdeki üslûbun hiçbir şekilde yılgınlığa yol açmayacak bir üslûp olduğu da dikkatten uzak tutulmamalıdır. Ashab-ı Kiramın Uhud yenilgisinden sonra başka bir yenilgi yaşamamış olması bu metodun başarısına en büyük delildir.

***

UTESAV organizasyonuyla Erdemli İş Adamı projesi kapsamında cereyan eden Kur’an Buluşmaları, Cumartesi sabahları 7:00’de MÜSİAD’ın Sütlüce’deki genel merkezinde simit, peynir ve çaydan meydana gelen kahvaltı ikramıyla başlıyor ve 7:30-9:00 arasında sunumlu olarak cereyan ediyor. 2013 başından bu yana devam etmekte olan bu derslerde, âyet-i kerimeler tertip sırasına göre ele alınıyor ve zamanımıza bakan yönleri üzerinde özellikle duruluyor.

Kur’an Buluşmalarında hanımlar için de yer ayrılmış bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here