Kur’an Buluşmaları, Mâide sûresinin ilk âyetleriyle birlikte, Cumartesi sabahları yayınlanmaya başladı.

Geçtiğimiz Cumartesi (3 Ekim) sabahı yayınlanan 282. bölümde Mâide sûresinin ilk iki âyetini okuduk.

Bu iki âyet-i kerimede akidlere riayet, yiyeceklerde helâl-haram sınırını gözetme, İslâmın şeairine hürmet, adaletli olma, iyilik ve takvâda yardımlaşma ve kötülükte yardımlaşmanın önünü kesme konuları üzerinde duruluyordu. Bu konularda özetle şu tesbitleri yaptık:

  • Bu sûre, 281. bölümde de üzerinde durduğumuz gibi, Müslümanların sosyal hayatlarını düzenleyen ve muhteşem bir İslâm medeniyetinin temelini sapasağlam bir şekilde tesbit eden bir sûredir.
  • Sûrenin ilk âyetinin ilk cümlesindeki “Akidlerinizi yerine getirin” emri, sağlıklı bir toplum hayatının “olmazsa olmaz” unsurudur. Bu husus ihmal edildiği takdirde toplumun fertleri arasında güven kalmadığı gibi, bu ihmalin sonucu olarak diğer bütün kötülükler de peş peşe toplumu sarmaya başlar.
  • Diğer yandan, insanların ve dolayısıyla toplumun maddî hayatının temelinde de gıda vardır. Hayatımızın en önemli unsurunu teşkil eden beslenme konusunda haram-helâl sınırını gözetmek, toplum düzeninin sağlıklı bir şekilde sağlanması için en önemli şartlar arasındadır.
  • Uzun yıllar zulüm altında ezilip de sonra iktidara kavuşacak olan insanlara peşin peşin verilen ilk ve en önemli öğütlerden birisinin adalet olması son derece mantıklıdır ve olması gereken de budur. Çünkü mazlumların gücü ele geçirdikten sonra zalimlere dönüşmesi beşer tarihinde çok görülmüş hadiselerdendir.
  • Mü’minler sadece kötülükten sakınıp iyilik yapmakla değil, hep beraber kötülüğün yollarını kesip iyilik yapmak üzere yardımlaşmakla emrolunmuşlardır / onların bu dünyada bulunuş gayesi gerek ferden, gerekse toplu olarak iyilik üretmek ve dünyanın maddî ve manevî yüzünü iyiliklerle süslemektir.
  • Her alanda yardımlaşmayı azamî verimle temin etmek için bütün bu alanlarda dernek, vakıf, müessese gibi teşkilâtlanmaların kurulması, âyetin bize gösterdiği hedefler arasındadır.
  • Toplumun içinde her ne kadar kötülüğe meyyal, bozuk mizaçlı kimseler bulunsa da, bunların toplu olarak hareket etmesi ve birbirinden yardım alması büyük ölçüde önlendiği için, zararları belirli bir seviyede kalır, toplumun tamamına sirayet etmez.
  • İnsanlarda iyilik ve takvâ duygusunun iş görebilmesi için, gönüllerin her türlü zulüm hevesinden arınmış ve düşmanlarına karşı dahi haksızlık etmekten şiddetle kaçınır hale gelmiş olmalıdır.
  • Aynı şekilde, kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmak, asabiyet cahiliyeti ile toplulukların gücünü şer hedeflerine doğru seferber etmek amacını güden oluşumlara meydan vermemek de mü’minlerin yükümlülükleri arasındadır.

Mâide sûresinin 1-2. âyetlerini okuduğumuz 282. Kur’an Buluşmasına ait tam video kaydını bu bağlantıdan izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla Erdemli Hayat projesi kapsamında gerçekleştirilen ve daha önce MÜSİAD Genel Merkezinde yapılmakta olan Kur’an Buluşmaları, salgın sebebiyle bir müddettir https://www.youtube.com/erdemlihayat adresinden Cumartesi sabahları 7:30-8:30 arasında canlı olarak yayınlanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here