“Sanatçı” adıyla anılan bir kısım insanların nasıl bir özelliği var ki, her türlü memleket meselesinde bunların “fikri” alınır?

Yine bunlardan birine, savcımızı şehit eden haydutla ilgili “fikri” sorulmuş; o da “terörist” diyememiş.

Ve bu cevap da haber olmuş.

Dikkat ediniz, “sanatçı” denen bu kişilerin öyle edebiyat, musikî, hat, tezhip, mimarî gibi “kafa” isteyen şeylerle ilgisi yok. Bunlar, büyük çoğunluğuyla, “sahne sanatçısı” denen gruba giriyorlar.

Yani, maharetleri hoplayıp zıplamak, bağırıp çağırmak ve özellikle de taklit etmekle ilgili.

“Hangi yetenekleriyle ün yapmışlar?” diye soracak olursanız, bu son vak’ada da olduğu gibi, “Taklit yeteneğiyle” diye cevap verilir.

Oysa taklit yeteneğinin gelişmiş olmasıyla, entellektüel kapasite arasında doğrudan hiçbir ilişki yoktur.

Taklit yeteneğinin gelişmiş olması, şöhret için yeterli sebep sayılabilir. Nihayet insanların kendilerini güldürecek ve eğlendirecek şeylere de ihtiyacı vardır.

Fakat memleket meseleleri hakkında fikrine başvurmak için bu yetenek kâfi sayılıyorsa, o zaman gidin, birkaç tane maymun bulun, onların düşüncesini sorun!

Emin olun, hiçbir maymun, vatan hainliğiyle fikir özgürlüğü arasındaki farkı ayırt edemeyen mukallitlerden daha fazla saçmalayamaz!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here