Prof. Dr. Hayreddin Karaman, ilk talebelik yıllarında kendisiyle aynı hocadan ders alan Molla Osman isimli yaşlı bir zat ile ilgili şu hatırayı anlatıyor:

Bu Molla Osman yıllardır ders okumasına rağmen bir türlü anlama ve öğrenme başarısını gösteremiyordu. Beni çok sever, takdir ederdi. Birçok defa tekrarlanan derslere katılmış, amacına ulaşamamıştı. Birgün bana kendisini teşvik eden bir hikâye anlattı:

Ona benzer bir molla, başarıdan ümidini keserek medreseyi terk etmiş ve köyünün yolunu tutmuş. Yolda giderken susamış, su içmek için bir kuyunun başına gelmiş. Kuyunun başında yuvarlak bir taş varmış. Su kova ve iple çekilirmiş. İp taşa sürtüne sürtüne, yıllar içinde birkaç oyuk meydana getirmiş. Mollanın gözü bu oyuklara kaymış ve düşünmeye başlamış:

“Hep aynı yerden gidip gelen bir ip, zaman içinde bir taşı bile oyabiliyor. Benim kafam taştan daha katı olmadığına göre, ben de ısrar edersem bu dersi anlayabilirim, bu ders de benim kafama girer.”

Böyle düşünerek derhal geri dönme kararı vermiş, yeniden büyük bir azimle derse başlamış ve okuyup âlim olmuş.

Molla Osman, bu ümitle yıllarca daha hocanın derslerine devam etti.

Hayreddin Karaman, Bir Varmış Bir Yokmuş: Hayatım ve Hatıralar, 1:84

***

İlk yayın tarihi:

4 Kasım 2014

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here