Müslümanların topluluklarına çeşitli isimler takarak onları küçümseyen, onlardan uzak durup kâfirlere yakın görünmeyi ilke edinen, bu konudaki sabıkalarının kabarıklığına aldırmaksızın bir de Müslümanları münafıklıkla suçlamaya kalkan kimselere soruyoruz:

Aşağıdaki âyetler acaba kimleri tasvir ediyor?

***

Münafıkları acı bir azapla müjdele.

Onlar, mü’minleri bırakıp da kâfirleri kendilerine dost edinenlerdir. Yoksa onlar, kâfirlerin yanında üstünlük ve şeref mi arıyorlar? Halbuki üstünlük ve şeref tümüyle Allah’ındır.

Onlar sizi gözetleyip dururlar. Size Allah’tan bir zafer erişirse, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirlerin payına birşey düşecek olsa, bu defa da “Bizim taraf size üstün iken size karşı mü’minlere engel olmadık mı?” derler. Aranızdaki hükmü kıyamet gününde Allah verecektir. Allah, o kâfirlere mü’minler aleyhinde fırsat vermez.

Nisâ, 4:138-141

***

Bir de, insanlardan “Allah’a iman ettik” diyen var ki, Allah yolunda eziyete uğradığı zaman, insanlardan gelen sıkıntıyı Allah’ın azabı yerine koyar. Fakat Rabbinden bir zafer eriştiğinde de “Biz sizinle beraberdik” derler. Herkesin gönlündekini en iyi Allah bilmez mi?

Elbette Allah iman edenleri de ortaya çıkaracak, münafıkları da ortaya çıkaracaktır.

Ankebut, 29:10-11

***

Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirinin dost. Sizden onları dost edinen, onlardan olur. Allah ise zalimler güruhuna yol göstermez.

Kalplerinde hastalık bulunanların, “Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Fakat bakarsın, Allah size bir fetih nasip eder veya kendi katından bir iş ortaya çıkarır da onlar gönüllerinde sakladıkları şey için pişman oluverirler.

O zaman mü’minler de “Şunlar değil miydi bizimle beraber olduklarına dair var güçleriyle yemin edenler?” derler. Onların bütün işledikleri boşa çıkmış, böylece hüsrana düşmüşlerdir.

Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar Allah’ı sever. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler; Allah yolunda cihad ederler; dil uzatanın kınamasından da korkmazlar. Bu Allah’ın lütfudur ki, dilediğine verir. Allah ise lütuf ve keremi pek geniş olan ve herşeyi hakkıyla bilendir.

Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resulüdür, bir de namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, Allah huzurunda eğilen mü’minlerdir.

Kim Allah’ı, Resulünü ve iman edenleri dost edinirse, hiç kuşkusuz üstün gelecek olan, Allah’ın taraftarlarıdır.

Mâide, 5:51-56

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here