Bedir zaferinden sonra Müslümanlar yükselen bir güç olarak büyük bir hayranlık toplamış, bunun sonucunda da, samimi olarak hak dini seçenlerin yanı sıra, ikbal peşinde koşan pek çok kimse de Müslümanların safına katılmıştı.

Uhud savaşı, 1000 kişilik ordudan 300’ünün münafıklığını ortaya çıkardı. Bu, Resulullah’ın (s.a.v.) arkasında namaz kılan üç kişiden birinin münafık olduğu / olabileceği anlamına geliyordu.

Kalplere nüfuz etmek beşerin elinde olmadığına göre, münafıkları teşhis etmek ve onlara yapılacak muameleyi tesbit etmek, Müslümanların elinde değildi.

Kur’ân-ı Kerim, hayatın içine inen âyetleriyle, yaşanan olaylar üzerinden bize münafıkları nasıl tanıyacağımızı ve onlara nasıl muamele edeceğimizi öğretti.

O gün bugündür, Müslümanların bulunduğu her yerde münafıklar da hayatın bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. Bilhassa ikbal günlerinde bu gerçek çok daha açık şekilde ortaya çıkıyor. Ve bizim de Kur’ân’ın bu derslerine olan ihtiyacımız kendisini bütün şiddetiyle hissettiriyor.

Kur’an Buluşmalarının 207. bölümünde Âl-i İmrân sûresinin 178-179. âyetlerini okurken, bu tesbitlerin yanı sıra, Kur’ân’ın münafıklara lâyık gördüğü “habis” sıfatı üzerinde de durduk ve şu sonuçlara vardık:

Bütünüyle temizlik üzerine binâ edilmiş olan İslâm, isyanın, günahların, bilhassa küfür ve nifakın pisliğinden de taharet ister.

Temiz olan şey temiz meyve verdiği gibi, habis olandan da ancak habis şeyler çıkar.

Münafıkların mü’minlerden ayırt edilmesi, taharetin bir icabıdır.

Fitneler, imtihanlar, çetin şartlar, zor günler, münafıkların mü’minlerden ayrılma vesileleridir.

Bütün bunlar, bizi, hayatın her alanında karşımıza çıkması muhakkak olan münafıkları teşhis etmenin ve onların tehlikelerinden sakınmanın hayatî önem taşıyan beceriler olduğu neticesine getirdi.

Bu beceriler ise, hiç şüphesiz, Kur’an ve Sünnet ile haşir neşir olmayı zaruret haline getiriyordu.

Kur’an Buluşmalarının 207. bölümüne ait video kaydını aşağıda izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla MÜSİAD’ın Sütlüce’deki genel merkezinde Cumartesi sabahları devam etmekte olan Kur’an Buluşmaları, sabah 7:00-7:30 arasında simit, peynir ve çaydan meydana gelen kahvaltı ikramıyla başlıyor ve 7:30-9:00 arasında sunumlu olarak cereyan ediyor. 2013 başından bu yana devam etmekte olan bu derslerde, âyet-i kerimeler tertip sırasına göre ele alınıyor ve zamanımıza bakan yönleri üzerinde özellikle duruluyor.

Kur’an Buluşmalarında hanımlar için de yer ayrılmış bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here