Sıla derdine düşünce anlarsın / Yunanlıyla kardeş olduğunu” diyordu bir şiirinde Bülent Ecevit.

Fethullah Gülen, bu kadarını sıla derdine düşmeden de anlamıştı.

O Yunanlıyla da kardeşti, Amerikalıyla da, İngilizle de, İsrailliyle de. Papa ile, Hıristiyanlarla, Rumlarla, Ermenilerle, Yahudilerle kardeşliğini hiçbir zaman saklamadı.

Onun kolay kolay hatırlamadığı birşey varsa, o da, kendi cemaatinden olmayan Müslümanlarla kardeş olduğu idi.

Sıla derdine düştüğünde bile bunu hatırlamadı. O, tam tersine, Müslüman topluluklardan uzak görünmeye ve başka dinlerin ve başka ülkelerin insanlarıyla kardeşliğini güçlendirmeye çalıştı.

28 Şubat’ın hızlı günlerinden birinde, bir cenaze namazına katıldığı sırada, avluda Mahmud Efendi’nin de bulunduğunu haber alınca onunla karşılaşmamak için dakikalarca arabasından inmemiş, sonunda çarnaçar inmek zorunda kalınca da onu görmezlikten gelmiş, fakat selâmsız bir şekilde önünden geçerken Mahmud Efendi bir hamle yaparak elini uzatınca mecburen ve iğreti bir şekilde elini sıkıp acele ile önüne dönerek, tek kelime etmeksizin yoluna devam etmişti.

O günlerde İmam Hatip’lerin ve Kur’ân kurslarının kapatılması da Fethullah Gülen’de kardeşlik duygularını uyandırmaya yetmemişti. Bilâkis, “onların kapatılmasının kendilerine bir zarar vermeyeceğini” söylüyor, bu kararları alanları da içtihad sevabıyla ödüllendiriyordu.

Şimdi ise, bayram değil, seyran değilken, Fethullah Gülen İslâmî cemaatleri hatırlamış, onlara sempatilerini yolluyor!

Tabii, bu arada, Kur’ân kurslarını da, mürşidleriyle karşılaşmamak için arabadan inemediği “Çarşamba cemaati ve taraftarlarını” da saymayı ihmal etmemiş!

Bamtelindeki son sohbetinde buyuruyorlar ki:

“Bir dönemde öyleydi, insanlar adeta dilencilik yaparak o Kur’an kurslarını açmak için koşuyorlardı. Allah ebeden razı olsun, Süleyman Efendi Hazretleri ve talebeleri, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri ve taraftarları, Çarşamba Cemaati ve taraftarları… Hepsinden Allah razı olsun. Çok zor elde ediyorlardı ve o zoru Allah’ın izniyle işler hale getiriyorlardı.”

Demek ki bazı kardeşlikler sıla derdine değil de, ancak can derdine düşünce hatırlanıyormuş.

Ve İslâm kardeşliği birgün herkese lâzım olabiliyormuş.

3 YORUMLAR

  1. ümit hocam yazıda dikkatimi çeken ……………..ve taraftarları ifadeleri. bu cemaat ve tarikatler futbol takımı mı ki taraftarları demiş gülen. acaba kasıtlı olarak mı söylüyor?

    • Gülen bir hatâsını anlamış da ondan dönüş yapıyor değil. Kendisini savunmak için diğer cemaatleri seferber etmeye çalışıyor; o kadar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here