Bütün peygamberlerin tebliğlerindeki ortak özelliklerden en önemli iki tanesi, (1) İnsanları tek bir Allah’a kul olmaya çağırmak, (2) kendilerinin de tıpkı başka insanlar gibi sadece birer kul olduklarını vurgulamak olmuştur. İsa aleyhisselâm’ın da yaptığı bundan başkası değildi.

Kur’an Buluşmalarının geçtiğimiz haftaki konusu (25 Şubat 2017 Cumartesi), Âl-i İmrân sûresinin 51-53. âyetleriydi. Bu âyetlerin ilkinde İsa aleyhisselâm insanlara “Benim de, sizin de Rabbimiz olan Allah’a kulluk edin” çağrısında bulunuyordu.

İsrailoğullarının ihanetini sezdiğinde ise, İsa aleyhisselâm Havârîlerine “Allah yolunda benim yardımcılarım kimler?” diye sormuş, onlar da hemen “Allah’ın yardımcıları biziz” cevabını vererek İsa aleyhisselâm’a sahih ve samimî bir imanla tâbi olduklarını göstermişlerdi.

Havârîlerin bu cevaplarını okurken, gündemimize “Allah’a yardım” konusu da girdi. Allah’ın kudreti herşeye kâfi geldiği ve hiçbir şeye muhtaç olmadığı Kur’ân’da açıkça ve defalarca vurgulandığına göre, bu ifadede mecazî olarak başka bir anlam dile getirilmiş olmalıydı. Âyetlerin ve hadislerin ışığında bu sorunun da cevabını aradık.

Kur’an Buluşmasının bu bölümüne ait video kaydını https://www.youtube.com/channel/UC0Lk_fH45SkCr35I34PsoBw adresinde izleyebilirsiniz. (“Abone ol” seçeneğini işaretlemeyi unutmayınız.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here