Neocon’ların en nüfuzlu yayın organlarından Commentary dergisinde yayınlanan bir yazıda, Fethullah Gülen ve hareketi hakkında olumsuz düşüncelere sahip olanlar, konuyu bir daha değerlendirmeye çağırıldı.

Dergi, “aklını oynatmış” ve “azgın” gibi tabirlerle tahkir ettiği TC Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sonunun hapis veya sürgün olacağını ileri sürerek, bundan sonraki süreçte Fethullah Gülen ve bağlılarının önemli bir rol oynayacakları kehanetinde bulundu.

EN NÜFUZLU DERGİ

1945 yılında Amerikan Yahudi Komitesi tarafından kurulan Commentary dergisi, son yarım yüzyılın en nüfuzlu mevkutesi olarak niteleniyor ve bugüne kadar ABD’nin politik ve entellektüel hayatında önemli değişiklikleri tetikleyen yazılarıyla tanınıyor. Dergi, tanıtım yazısında, “dünya üzerinde Yahudileri ve Yahudi hayatını gözetip güçlendirmek için çalıştığını” açıklıyor.

Neocon hareketinin önemli isimlerinden Michael Rubin, Commentary dergisinde yayınlanan “Fethullah Gülen’i Yeniden Değerlendirmek” başlıklı makalesinde, Gülen hareketine geçmişte şüpheyle yaklaştığını, ancak şimdi konuyu tekrar düşündüğü zaman hareketi yanlış okumuş olduğunu fark ettiğini yazıyor.

MÜSLÜMANLARA KANMAYIN, GÜLEN’CİLERİ DIŞLAMAYIN

Bundan önce Batı’nın Humeyni’yi ve Müslüman Kardeşler’i demokrat sanmakla hatâya düştüğünü söyleyen Rubin, yine de bunlardan hiçbirinin kendilerini Recep Tayyip Erdoğan kadar büyük bir aldanmaya yol açmadığını iddia ediyor. Eric Edelman haricindeki bütün diplomatların ve ABD Başkanlarının bile Erdoğan’ı demokrat sanmakla hatâya düştüklerini öne süren Rubin, “Batının dili demokrasi nutukları çeken İslâmcılardan üç defa yandı. Ancak bütün din adamlarını ve ıslahatçıları bu şekilde görecek olursa, Batı kendisine müttefik bulamaz” diyerek sözü Gülen hareketine getiriyor.

Gülen’in okullarında ve çeşitli kurumlarında her ne kadar gizli kapaklı bazı işler cereyan etse de, bu tür gizliliklerden şüphe etmenin her zaman haklı olmayabileceğini söyleyen ünlü Neocon, bazı Zaman gazetesi yazarlarının da geçmişte anti-Semitik ifadeler kullanmakla beraber daha sonra bunlardan dolayı özür dilediklerini hatırlatıyor ve “Gerçi Gülen’in takipçilerinden bazıları anti-Semitik olabilir, ama bütün bir hareketi birkaç çürük elma ile mahkûm etmek doğru mudur?” diye soruyor.

GÜLEN BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL

Rubin, Gülen hareketini Erdoğan ile birlikte olduğu zamanki Erdoğan hükûmetinin icraatından temize çıkarmak için de şu ifadeleri kullanıyor:

“Uzun zaman, Gülen’in bağlıları, bana, Türk toplumunu Kemalist geçmişinden uzaklaştırmak ve devlet ile din arasındaki çizgiyi bulanıklaştırmak için Erdoğan ile meş’um bir ortaklık içinde çalışıyorlar gibi gelmişti. Belki gerçekten de öyleydi, ama bir o kadar muhtemel olan şey de, Erdoğan’ın onlara kendisini daha ılımlı ve demokrat olarak göstermiş olmasıydı.”

Yahudi yazar, Gülen’in Amerika’da geçirdiği yılların çok uzun bir süre olduğunu ve bu süre içinde görüşlerinin değiştiğini söylüyor ve geçmişte Gülen hareketi hakkında kullandığı olumsuz ifadelerden dolayı özür diliyor.

NEOCON RÜYASI

Hükûmetin paralel örgüte karşı giriştiği hukuk mücadelesini ise “Stalin’in koltuklarını kabartacak bir temizlik harekâtı” olarak niteleyen Rubin, Gülen’in asla Türkiye’ye iade edilmemesi gerektiğini söylüyor ve “aklını oynatmış ve gittikçe azgınlaşan bir diktatör olan Erdoğan’a Amerika hiçbir şekilde güvenmemelidir” diyor.

Yazısının sonunda ise, ünlü Neocon, uzun zamandan beri paralel örgütün rüyalarını süsleyen bir ham hayali dile getirerek, Gülen ve adamlarına ihtiyaçları olduğunu Batı’ya hatırlatıyor:

“Erdoğan gittiği zaman — ki iktidardan indiğinde ölünceye kadar ya hapiste veya sürgün olarak Suudi Arabistan’da kalacağını kendisi de biliyor — AKP devam etmeyecek. Parti bölünüp parçalanacak ve koalisyonlar arasında uzlaşı siyaseti muhtemelen tekrar geri dönecek. Böyle bir gelecekte, Fethullah Gülen’in takipçileri, Erdoğan döneminin özelliğini teşkil eden korku ve din istismarı düzenini bozmak hususunda pozitif bir rol oynayacak.”

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here