scelebi

SALÂHADDİN ÇELEBİ
(1913-1977)

Nazif Çelebi’nin oğlu olan ve Risale-i Nurlara uzun yıllar fedakârane hizmet eden Salâhaddin Çelebi, ilk ziyaretinde Bediüzzaman’ı Karadağ’ın bir tepesinde namaz kılarken buldu. Tanışmalarının ardından Üstad kendisine yazması için Küçük Sözleri verdi. “Eserler aynen yazılmalıdır” diyerek babasına da 11 ve 12. sözleri gönderdi. Bundan böyle bu bahtiyar baba oğul hayatlarının sonuna kadar Risale-i Nur’un hizmetinde bulundular. Teksir makinesini İstanbul’da görür görmez alıp İnebolu’ya getirmesiyle Risale-i Nur’un neşrinde bir çığır açıldı.

***

Salâhaddin’in pek uzun ve on mektup kadar beni memnun eden ve sadakatine ve sebatına bu fırtınalar hiç tesir etmediğini ve daima bir Abdurrahman hükmünde bulunduğunu ve o havalideki kardeşlerimiz fütursuz çalıştıklarını bildiren mektubunu aldım, mâşaallah dedim. Baba ve oğlu Isparta kahramanları gibi sarsılmıyorlar.”

***

Keçeli Salâhaddin, tam bir Abdurrahman’dır; kahramanlıkta babasından geri kalmak istemiyor.

***

Kardeşlerim, Salâhaddin in yazısına göre, o havalide dahi Asâ-yı Musa mecmuası çok faaliyettedir, fütuhat yapıyor. Demek o tarafta o çok ehemmiyetli vazife-i Nuriyeyi yapıyor. Yüz bin elhamdülillâh, yazanlara da yüz maşaallah, barekâllah!

***

Salâhaddin’in mektubu, birkaç cihette ehemmiyetlidir. Amerika âlimleri, elbette Asâ-yı Musa risalesine lâkayt kalmayacaklar. Eğer dini, din için seven kısmının ellerine geçse, fütuhat yapar. Yoksa, bazı enaniyetli hocalarımız gibi, kıskançlık damarıyla neşrine ve tervicine çalışmaları meşkûktür. Her neyse, inayet-i İlahiyeye havaledir.

— İstanbul İlim ve Kültür Vakfının Kastamonu Yılları sergi katalogundan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here