Pensilvanyalı vaizin en son kurbanı Suat Yıldırım Hoca oldu.

Suat Hoca, pek çok hocalar yetiştirmiş ve sahasında eserler vermiş değerli bir tefsir hocasıydı. İlâhiyat camiası da, dindar kamuoyu da kendisini böyle tanır.

Pensilvanyalı vaiz için ise, kendisinden başka herkes ve herşey gibi, Suat Hocanın da gözden çıkarılabilecek bir enstrümandan başka birşey olmadığını, devam eden dâvâlarda adı FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) olarak geçen yapılanma ile ilgili soruşturmalarda kendisinin ve evinin aranması üzerine herkes görmüş bulunuyor.

Maksat reklam olsun

Fakat adam harcamayı profesyonel boyutlarda gerçekleştiren örgüt, Suat Hoca’yı içine düşürdükleri durumu da reklam malzemesi yapmakta kusur edecek değildi. Nitekim örgütün yayın organı, hadiseyi “bir tefsir âliminin evinin aranması” olarak yaygara konusu yaptı ve bu olayı bir 28 Şubat icraatı olarak ilân etti. (Oysa 28 Şubat yönetimiyle araları ne kadar iyiydi; hocaları onlara içtihad sevabı bağışlamamış mıydı?)

Aslında Suat Hoca gibi isimlerin başına gelenler, başta Pensilvanyalı vaiz olmak üzere, cemaat yönetimini hiç mi hiç üzmüyor; bilâkis böyle olaylar da algı operasyonlarına mükemmel bir malzeme teşkil ettiği için çok makbule geçiyor. Bu tür malzemeleri kullanmak suretiyle, ellerinde çok az sayıda kalmış da olsa, bir grup cemaat artığını mazlumiyet edebiyatıyla bir süre daha oyalamaya çalışıyorlar.

28 Şubat ile bir problemleri mi vardı?

İşin aslına bakarsanız, 28 Şubat dönemini yöneticileri yağlamakla geçiren, bu arada İmam Hatiplerin ve Kur’an Kurslarının kapatılmasını zil takıp oynayarak izleyen bir cemaatin böyle mazlum rolleri takınması, milletin hafızasında yakın geçmişin tekrar canlanmasından başka pek az şeye hizmet ediyor. Ama örgüt yönetiminin kendilerini bütünüyle temize çıkarmak gibi bir dertleri yok; bunun imkânsızlığını onlar da görüyor. Yapmak istedikleri şey sadece zaman kazanmak, o kadar. Bakarsınız bu arada ihtilâl olur, devir değişir, HDP iktidara gelir, PKK özyönetim kurar, Ruslar ülkeyi işgal eder, ilh.

Gemiyi önce kim terk eder?

Fakat bu kof avunmaların örgüt yönetimi üzerinde de artık bir etkisi kalmadı. Örgüt yöneticileri, hocalarının sünnetine ittibâen, birer birer soluğu yurt dışında alıyorlar. Bilindiği gibi, hocaları çok daha önceleri kendisini emniyete almış ve su alma ihtimali olan gemiyi herkesten önce terk ederek Amerika karalarında bir saraya yerleşmişti. O günden bu yana vaizefendiye nice defalar yurda dön çağrısı yapıldı, fakat o hiçbir zaman buna cesaret edemedi. Birkaç senedir de kanun önünde hesap vermek üzere çağırılıyor; o ise adamlarını birer birer feda ediyor, başı derde girenler için Amerikan topraklarından hamasî nutuklar sallıyor, ama iş kendisine dokunacak gibi olduğunda kılını kıpırdatmıyor, “Madem medrese-i Yusufiye çok sevaplı bir yermiş; gel biraz da sen sevap kazan” gibilerden tavsiyelere hiç mi hiç kulak asmıyor.

Liderden beklenen

Bir liderden, bir hocadan, hattâ herhangi bir seviyedeki bir rehber şahsiyetten beklenen hangisidir:

Cemaati tehlikeye düştüğünde kendisini siper yapıp cemaatini mi kurtarmak, yoksa kendi istirahati için cemaatini mi feda etmek?

İşte, şimdi de Suat Hoca gibi bir ilim adamı, mafya lideri olarak kırmızı bültenle aranan bir kişinin selâmeti için harcanıyor. Eğer Suat Hoca bir değil, bin tane olsa, hiç tereddütsüz onlar da harcanacak, nitekim birçokları harcandı ve harcanıyor da. Ama herkesten önce kendi hayatını ve refahını güvence altına almış bulunan vaizefendi için bütün bu harcananların reklam değerinden başka hiçbir kıymet taşımadığını aklı başında her insan artık görmüş bulunuyor.

Aynı film bir daha

Şimdi, cemaate “Hoca, bu kadar adam harcadın, sen niye hâlâ gelmiyorsun?” dedirtmemek için yine internet sitelerinde hamasî konuşmalar yayınlanacak, yine Firavun-Musa edebiyatı yapılacak, yine küfürler ortalıkta uçuşacak.

Cemaatin arta kalan kısmı, daha önce önlerine konulanları yediği gibi bunu da âfiyetle yiyecek.

Amerikan saraylarında ise hayat yine eskisi gibi bir süre daha kesintisiz devam edecek.

Bir süre daha…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here