Özgürlüğün getirdiği tehlikeler

-XIII-

Risale-i Nur hizmetinin en ziyade selâmette olduğu zamanlar baskı altında olduğu zamanlardır dersek, herhalde mübalâğa etmiş olmayız. Çünkü öyle zamanlar, ihlâs, fedakârlık ve sadakat hasletlerine sahip olan ve bu hizmete tam bir teslimiyetle giren insanların Risale-i Nur’a sahip çıktığı zamanlardır. Öyle zamanlarda Risale-i Nur’a sahip çıkmak bir fiyat ister; bu fiyatı ödemeye gönüllü olanlardan başkası da ortalıkta pek görünmez.

Serbest zamanlarda ise Risale-i Nur’u savunmanın veya meydanda Risale-i Nur adına ahkâm kesmenin bir maliyeti yok, bilâkis getirisi vardır. Bir arslanın avından nasıl sırtlanlardan akbabalara, hattâ karınca ve sineklere kadar pek çok kimse nasiplenirse, Risale-i Nur gibi toplumun teveccühüne mazhar olmuş büyük eserler de gözü dünyanın şöhretinde ve malında olan pek çok kimse için hazır bir kazanç kapısı teşkil eder.

Böylelerinin en büyük tehlikesi, ticaretlerini Nur dairesi içine taşırmak istedikleri zaman ortaya çıkmaktadır. Başkasının malını boyayıp tekrar sahibine satan tüccarın mahareti onların yanında yine sönük kalır; çünkü bu defa iş sadece boyamakla kalmamış, el çabukluğuyla malın kendisi de değiştirilmiştir. Yani, Risale-i Nur hizmeti yerine başka birşey verilmiş, başka bir hizmet tarzı – buna ticaret dersek daha doğru olur – boyanıp süslenerek bize kendi malımız gibi sunulmuştur.

Mümkün mertebe mücerret tarifler seviyesinde tasvir etmeye çalıştığımız bu hususun misallerini saymaya kalksak, bu sütunu günlerce bu örneklerle doldurmamız gerekir. Yine de konunun bütün misallerini bir araya toplamış sayılamayız; çünkü biz daha onları bitirmeden daha başkaları çıkar ve başka renkler ve kılıklar içinde başka hizmet (veya ticaret) modellerini bize pazarlamaya başlar. Onun yerine, bu iman ve Kur’ân hizmetini yozlaştırma istidadı taşıyan teşebbüslere karşı bizi hiçbir zaman şaşırtmayacak ve tereddütte bırakmayacak bazı kıstaslar üzerinde durmak daha yerinde olacaktır.

Risale-i Nur hizmetinin iki esası

Bu ölçülerden birincisi ve hiçbir zaman bizi yanıltmayacak olanı, Risale-i Nur hizmetinin metod ve vasıtalarıyla ilgili olan iki temel husustur.

Birincisi: Risale-i Nur hizmetinin hiç değişmeyen esası, bizzat Risale-i Nur’ların okunması ve okutulmasıdır.

İkincisi: Risale-i Nur hizmetinin merkezleri, Nur medreseleridir.

Bir sonraki yazıda bu iki madde üzerinde inşaallah durulacaktır. En sonda söyleyeceğimizi şimdi işin başındayken söyleyelim:

Bu iki esastan herhangi birisinin feda edilmesi yahut herhangi bir şekilde değişikliğe uğratılması, Risale-i Nur hizmetini Risale-i Nur hizmeti olmaktan çıkarmak için yeter; bu hizmete karşı bir suikastte bulunmak isteyenlerin daha başka bir yol aramasına gerek yoktur!

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here