PKK’nin siyasî bürosunun eş başkanı, örgüte “Elini tetikten çek” çağrısı yapmış.

Bazıları da bu çağrıyı neredeyse bir bayram sevinci içinde karşılıyor:

Sanki PKK’ya “Silâhı bırak” çağrısı yapılmış ve PKK da bu çağrıyı dinleyerek silâhları bırakacak gibi…

Yahut, malûm parti PKK’dan bağımsız bir iş becermiş gibi!

Oysa yapılan çağrı, sadece “elini tetikten çekmek”ten ibaret.

Yani, açıkçası şunu söylüyor siyasî büro eş başkanı:

“Silâh elinizde dursun, çünkü her an lâzım olabilir. Hattâ yurdun dört bir yanına yerleştirdiğiniz 80 bin silâh da öylece dursun; onların da lâzım olacağı bir gün vardır. Sadece şimdilik elinizi tetikten çekin. Gerektiğinde parmağınızı tekrar tetiğe uzatıvermek o kadar da zor bir iş değil!”

Bu anlamları nereden çıkardığımızı soran olursa, biz de onlara, bu sözlerden başka türlü bir anlam çıkarmanın nasıl mümkün olabileceğini sorarız.

Azılı terör örgütünün siyasî bürosu olarak faaliyet gösterdiğini en zor şartlar altında bile saklamak gereğini duymayan bir partinin görevlisi, bir memuru olduğu örgüte çağrıda bulunabilir mi?

Eğer paralel örgütün yayın organı olan gazetenin başındaki Cemaat memurunun Pensilvanya’ya “Yurda dön” çağrısı yapabileceğine inanan varsa, buna da inanabilirler.

Fakat böyle bir safdilliğin neye mal olacağını en açık ve acı bir şekilde gösteren olayları hâlâ yaşıyoruz; bunu da kimse gözden uzak tutmasın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here