Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp korunasınız diye, size de farz kılındı.

Oruç günleri sayılıdır. Hasta veya yolcu olanlarınız, o günlerin sayısınca, başka günlerde oruç tutar. Orucu güçlükle tutabilenler ise,  fidye olarak yoksul doyururlar. Ama kim fazladan bir hayır işlerse, bu onun için daha hayırlı olur. Oruç tutmanız ise, bir bilseniz, sizin için daha da hayırlıdır.

O Ramazan ayı ki, insanları doğru yola ileten, apaçık hidayet delillerini içeren ve doğru ile yanlışı ayırt eden Kur’ân onda indirildi. Bu aya erişenleriniz orucunu tutsun. Hasta veya yolcu olanlar ise, o günlerin sayısınca, başka günlerde oruç tutar. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük dilemez. Bir de, oruç günlerini tamamlamanızı ve size hidayet nasip ettiği için Allah’ı herşeyden büyük tanımanızı diler ki, siz de böylece şükretmiş olursunuz.

Kullarım senden Beni sorarlarsa, Ben çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasına cevap veririm.  Onlar da Bana cevap versinler ve Bana iman etsinler ki, doğru yolu bulmuş olsunlar.

Bakara, 2:183-186

***

Büyük günahlardan sakınıldığı müddetçe beş vakit namaz ile iki Cuma ve iki Ramazan, bunların aralarında işlenen küçük günahlara kefaret olur.

Müslim, Tahâret: 14, 16

***

Kureyşliler Cahiliye zamanında Aşure günü oruç tutarlardı. Resulullah (s.a.v.) da bu orucun tutulmasını emretti. Nihayet Ramazan orucu farz kılınınca, Resulullah “Bunu [Aşure orucunu] dileyen tutsun, dileyen tutmasın” buyurdu.

Buharî, Savm: 1

***

Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.

Buharî, Savm: 6; Müslim, Sıyâm: 203

***

Allah yolunda bir gün oruç tutan hiç kimse yoktur ki, Allah onu bu bir günlük oruç sebebiyle Cehennem ateşinden yetmiş yıl uzaklaştırmış olmasın.

Buharî, Cihad: 36; Müslim, Sıyâm: 167-168

***

Sizden birisi, bir iki gün öncesinden oruç tutarak Ramazan’ı karşılamaya kalkmasın. Ancak belirli günlerde oruç tutmayı âdet edinmiş olan kimse olursa, o orucunu tutsun.

Buharî, Savm: 5; Müslim, Sıyâm: 21

***

Şa’bî (Tâbiînden hadis âlimi): Bütün seneyi oruçlu olarak geçirecek olsaydım bile, Şaban mı Ramazan mı olduğunda tereddüt edilen şek gününde oruç tutmazdım. Çünkü Hıristiyanlara da bize olduğu gibi oruç Ramazan ayında farz kılınmıştı. Sonra onlar bunu güneş yılının mevsimlerine çevirdiler. Sonra başka bir nesil geldi, öncesinde bir gün, sonrasında bir gün oruç tuttular. Sonra daha başkaları geldi, elli güne çıkardılar.

***

Ebû Said el-Hudrî (r.a.):

Biz Resulullah (s.a.v.) ile Ramazan’da seferdeydik. Kimimiz oruç tuttu, kimimiz tutmadı. Ne oruç tutanlar tutmayanları ayıpladı, ne de tutanlar tutmayanları.

Müslim, Sıyâm: 93-97

***

Mübarek Ramazan ayı size geldi. Aziz ve Celil olan Allah bu ayın orucunu size farz kılmıştır. Bu ayda semâ kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır ve şeytanların azgınları bağlanır.

Nesâî, Sıyam: 5

***

Ramazan ayına girdiği halde günahlarını affettirmeden bu ayı tamamlayan kişinin burnu sürtülsün.

Tirmizî, Daavât: 100

***

İbni Abbas (r.a.): Resulullah (s.a.v.) insanların en cömerti idi. Onun en cömert olduğu zamanlar da Ramazan’da Cebrail’in kendisiyle buluştuğu zamanlardı. Cebrail aleyhisselâm Ramazan’ın her gecesinde Hz. Peygamberle buluşur ve karşılıklı Kur’ân okurlardı. Cebrail ile buluştuğu zamanlar, Resulullah cömertliği, engel tanımayan rüzgârın esişinden daha kuvvetli olurdu.

Buharî, Savm: 7; Müslim, Fezâil: 48, 50; Tirmizî, Cihad: 15; Nesâî, Sıyam: 2; İbni Mâce, Cihad: 9

***

Hz. Aişe (r.a.):

Allah Tealâ onu vefat ettirinceye kadar, Resulullah (s.a.v.) Ramazan’ın son on gününde itikâfa girerdi.

Buharî, İtikâf: 1

(Resulullah hiç terk etmeden bu âdetini devam ettirmiş; ancak Sahabeden itikâfa girmeyenlere de birşey söylememiştir.)

***

Hz. Aişe (r.a.):

Resulullah (s.a.v.) Ramazan’larda diğer aylardan daha fazla gayret ederdi. Ramazan’ın son on gününde ise, diğer günlerden daha fazla gayret ederdi.

Müslim, İ’tikâf: 8

Image by Şinasi Müldür from Pixabay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here