Muhabbetullah, ittibâ-ı Sünnet-i Muhammediye Aleyhissalâtü Vesselâm’ı istilzam eder. Çünkü Allah’ı sevmek, Onun marziyatını yapmaktır. Marziyatı ise, en mükemmel bir surette zât-ı Muhammediyede (a.s.m.) tezahür ediyor. Zât-ı Ahmediyeye (a.s.m.) harekât ve ef’alde benzemek, iki cihetledir:

Birisi: Cenab-ı Hakkı sevmek cihetinde emrine itaat ve marziyatı dairesinde hareket etmek, o ittibâı iktiza ediyor. Çünki bu işte en mükemmel imam, zât-ı Muhammediyedir (a.s.m.).

İkincisi: Madem zât-ı Ahmediye (a.s.m.), insanlara olan hadsiz ihsanat-ı İlâhiyenin en mühim bir vesilesidir. Elbette Cenab-ı Hak hesabına, hadsiz bir muhabbete lâyıktır. İnsan, sevdiği zâta eğer benzemek kabil ise, fıtraten benzemek ister. İşte Habibullah’ı sevenlerin, Sünnet-i Seniyyesine ittibâ ile ona benzemeye çalışmaları, kat’iyyen iktiza eder.

— Lem’alar

***

İnsan için en büyük ideal

Cenab-ı Hakkın hadsiz merhameti olduğu gibi, hadsiz bir muhabbeti de vardır. Bütün kâinattaki masnuatın mehasini ile ve süslendirmesiyle kendini hadsiz bir surette sevdirdiği gibi, masnuatını, hususan sevdirmesine sevmekle mukabele eden zîşuur mahlûkatı sever. Cennetin bütün letaif ve mehasini ve lezaizi ve niamatı, bir cilve-i rahmeti olan bir Zâtın nazar-ı muhabbetini kendine celbe çalışmak, ne kadar mühim ve âlî bir maksad olduğu bilbedahe anlaşılır.

Madem nass-ı kelâmıyla, Onun muhabbetine, yalnız ittibâ-ı Sünnet-i Ahmediye (a.s.m.) ile mazhar olunur. Elbette ittibâ-ı Sünnet-i Ahmediye (a.s.m.), en büyük bir maksad-ı insanî ve en mühim bir vazife-i beşeriye olduğu tahakkuk eder.

— Lem’alar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here