Bediüzzaman Said Nursî ve Risale-i Nur aleyhinde ileri sürülmüş olan, sürülmekte olan ve sürülecek olan iddiaların tamamı, tek bir kitapta cevabını buldu.

Yazar Metin Karabaşoğlu, bir süre önce TV111’de Şener Boztaş’ın sunuculuğunda yayınlanan bu cevapları, “Saykal: Risale-i Nur’a Husumetin Kısa Tarihi” adını verdiği kitabında topladı.

Bugün FETÖ adıyla anılan terör örgütünün içyüzü ortaya çıktıktan sonra bu örgüt üzerinden Risale-i Nur’u hedef alan sistemli bir kampanyanın düğmesine de bir yerlerden basılıvermiş, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında ise bu kampanya gemi azıya alan bir husumet harekâtına dönüşmüştü.

Yurt dışındaki müsteşrik tezgâhlarında formatlanmış bir kısım ilâhiyat mühendislerinin ve bazı televizyon şovcularının eliyle yürütülen bu kampanyaya karşı, daha önceki vak’alarda olduğu gibi, bu defa da yazılı ve görüntülü medyada pek çok cevaplar verilmişti.

Bu arada, Metin Karabaşoğlu da, her türlü takdire lâyık bir birikim ve enerjiyle, Risale-i Nur hasımlarının öne sürdükleri bütün iddiaları tek tek ele aldı ve köklerine kadar inerek, tamamen bilimsel ve objektif delillerle ve manzarayı bütün çıplaklığıyla ortaya koyan tasvirleriyle bunları – o iddiaların sahipleriyle beraber – çürüttü.

Bu cevaplar, şimdi derli toplu bir şekilde, Selis Yayınları arasında çıkan Saykal adlı kitapta bir araya getirilmiş bulunuyor. Kitabın ana bölümleri aşağıdaki başlıklardan oluşmakla birlikte, her bir başlık oldukça ayrıntılı bir şekilde incelenmiş olduğu için, Risale-i Nur aleyhinde üretilmiş bütün iftiraların bu başlıklar altında cevaplandırılmış olduğu görülüyor:

  • Fetullahçılık, Nurculuğun neresinde?
  • Risale-i Nur mesleği ve Fetullahçılık arasındaki temel farklar
  • Risale-i Nur’a husumetin kısa tarihi
  • Bediüzzaman ‘Ben Mehdiyim’ dedi mi?
  • Nedir şu “diyalog” meselesi?
  • Rüya ile amel edilir mi?
  • Nur talebeleri Kur’ân okumaz mı?
  • “Yazdırıldı” ne demek?
  • Ebced bizim neyimiz olur?
  • İslâmî miras içinde Risale-i Nur’un yeri
  • Abdülhamid-Bediüzzaman ilişkisi
  • Bediüzzaman İttihatçı mıydı?

Tabii, bütün bu soruların arkasında bir büyük soru daha yatıyor:

Dönüp dolaşıp her birkaç senede bir bu yalan ve iftiralarla Bediüzzaman ve Risale-i Nur aleyhinde bir algı oluşturmaya çalışan ve her seferinde de bu iftiraların sunuculuğunu gönüllü olarak yapacak kimseleri kolaylıkla bulup öne sürenler kim?

Saykal’da bunun da cevabı var. Özetini birkaç cümle ile burada nakledelim; ayrıntısını kitabın kendisinde oldukça tafsilâtlı bir şekilde bulacaksınız:

Aleyhte konuşanların büyük çoğunluğunda tam bir cehalet görüyoruz, Risale-i Nur’u okumamış zaten. Kalan az bir kısmı ise, kötü niyetle, ön yargıyla, sırf hata aramak kastıyla okumuş. Öyle örnekleri var ki… Bu kafayla okuyan bir kişi, bu kafayla okuduktan sonra dünyada herşeyde arıza bulur. Ve bu kafa, bir adım ileri gittiğinde Vehhabî, üç adım ileri gittiğinde el-Kaideci, beş adım ileri gittiğinde Daeşçi olur.

***

Bu papağanlık da esasen 27 Mayıs ihtilâlcilerinin proje ilâhiyatçılarının ürettiği söylemin papağanlığı. O döneme baktığımızda, çoğunluğu Ankara İlâhiyat kökenli, ama alnı beş vakit secdeye değmeyen, Kemalistliği de müseccel isimlere proje çalışmaları yaptırılmış. Tek parti dönemini bilirsek, Ankara İlâhiyat’ın kendisinin de nasıl bir proje olduğunu biliyoruz ayrıca. Onların maksadı zaten anlamak değil. Risale-i Nur hakkında ihtilâl şartlarında derinlerden gelen siparişe göre fitne, itham, kara propaganda üretmek. 27 Mayıs ihtilâli şartlarında üretilen o iftiraların bugün alnı secdeye değen bazı insanlar tarafından şu veya bu hesapla papağan gibi tekrarlanması ne kabul edilebilir, ne de mazur görülebilir.

***

Risale-i Nur’a husumetin tarihi dediğimizde en temel nokta ise, kendi araştırmalarımda gördüğüm üzere, “27 Mayıs ilâhiyatı” diye bileceğimiz olgu. “27 Mayıs ilâhiyatçıları” konulu bir doktora çalışması lâzım bu ülkede. 27 Mayıs sadece bir siyasal mühendislik değil. Bütün bir toplumsal alanı, bu arada dinî alanı da tanzim etmek istiyor ihtilâlciler. 1950’de yaşanana “karşı devrim” diyorlar ya, tekrar o tek parti dönemine, onların algısınca “Kemalist Asr-ı Saadet”e bütün bir toplumu döndürmek için siyaseti nasıl dizayn etmeliyizin yanında, toplumsalı nasıl dizayn etmeliyiz, dinî algıyı nasıl dizayn etmeliyiz diye de çalışmışlar. Burada önümüzdeki engeller neler? Siyasette engel şu, toplumsal alanda şu, dinî alanda engeller şunlar, bütün bunları çalışmışlar. Risale-i Nur hareketi çok büyük bir engel.

***

Selis Yayınları arasında çıkan Saykal’a ve örnek sayfalarına şu adresten erişebilirsiniz:

http://www.karakalem.net/kitap.asp?book=176

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here