Risale-i Nur’un yolunu, Bediüzzaman, “acz, fakr, şefkat ve tefekkür” olmak üzere dört madde halinde formülleştirmiştir.

Acz ve fakr, kişinin Allah’a karşı âcizliğini ve ihtiyacını tam anlamıyla hissetmesidir ki, “ubudiyet yoluyla mahbubiyete” kadar gider ve Rahmân ismine ulaştırır.

Şefkat, Risale-i Nur’un en önemli bir esasıdır ve Rahîm ismine ulaştırır. Bir yandan kâinatı baştan başa İlâhî rahmet tecellîleri altında gösterirken, bir yandan da Risale-i Nur talebeleri üzerinde, ehl-i imanın imanlarını kurtarmak ve muhafaza etmek gayretini “yüksek bir derece-i şefkatte” hissetmeleri şeklinde gösterir. Bir başka mektubunda da Bediüzzaman “Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil; belki başkasının imanlarını da muhafaza etmeye mükelleftir” der.

Tefekkür ise, Allah’ın Hakîm ismine ulaştıran gayet zengin, parlak ve geniş bir yoldur.

Bediüzzaman Said Nursî, Kur’ân’dan aldığını belirttiği bu yolun “evrâdını” ise şu şekilde sayar:

– farzları yerine getirmek,

– büyük günahlardan kaçınmak,

– sünnete uymak,

– namazı tadil-i erkân ile kılmak,

– namazın arkasındaki tesbihatı yapmak.

***

Ayrıntılı açıklama için:

http://erisale.com/#content.tr.1.641

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here