Prof. Dr. Hayreddin Karaman, öğrencilik yıllarında Risaleleri nasıl elde ettiğini anlatıyor:

Ben Bediüzzaman’ın bütün yazdıklarını okumak istiyordum. Demokrat Parti iktidara gelmiş olduğu halde Risaleler serbest bırakılmamıştı; basılamıyor, iptidaî usullerle çoğaltılıp ciltlenerek el altından dağıtılıyordu. Bazan ihbar veya şüphe üzerine evler basılıyor, Risale bulunursa insanlara eziyet ediliyordu. Benim özel olarak Arapça okuttuğum talebelerimden Hüseyin (Hüsmen) Duran vardı (şimdi hayatta ve Mekke’de hizmette devam ediyor). O sıkı bir Nur talebesi idi. Üstadın bulabildiğim bütün kitaplarını okumak istediğimi söyledim. O da akıl almaz bir yoldan epeyce Risale getirdi ve bunları da okudum.

Nasıl mı getirdi?

Yolda otobüsler arandığı için bir bisiklete bindi, [Konya’dan] Isparta, Eğirdir ve Barla’ya gitti. Oralarda bulabildiği Risaleleri iki gözlü bir heybeye doldurdu, bisikletin arkasına yerleştirdi ve yola koyuldu. Jandarmanın bulunduğu yerlerde şoseden çıkıyor, dağ bayır dolaşıyor, arama noktasını geçince tekrar şoseye iniyordu.

Böylece günler süren bir yolculuktan sonra Konya’ya ulaştı ve birçok Risale getirdi.

Bir Varmış Bir Yokmuş: Hayatım ve Hatıralar, s. 203-204

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here