“Ben diyeceğimi dedim, artık işim bitti” diyordu son zamanlardaki ziyaretçilerine.

Gerçekten de söylenecek ne varsa söylemiş, hem de zamanında söylemişti.

Tabii, “zamanında” demek, zamanımızın ölçülerine vurulduğunda, “zamanından önce” mânâsına geliyordu çoğu zaman.

Bugün milletin ve devletin başına bir musibet olarak çöken paralel yapıya kimse toz kondurmazken, Rüştü Tafral Ağabey yazılı ve sözlü uyarılarını yapmaktan geri durmuyordu.

Bu tavrının faturasını da, tahmin edilebilecek odaklar, bilinen metodlarıyla ve onun en yakın bildiği kimselerin ihanetleriyle ona ödetti.

Yıllarca emek vererek vücuda getirdiği hizmete ait ne kadar mal ve mülk varsa, hepsini bir şekilde elinden alıp kendisini kapı dışarı ettiler.

Sıfırdan başladığında, yine aynı hakikatleri dile getirmekten çekinmedi.

Son senelerinde ise, vaktiyle kendi yazıp söylediklerini herkesin artık teslim ettiğini ve dile getirdiğini kader ona gösterdi.

Onun için “Ben diyeceğimi dedim” diyordu.

Belki diyeceğini zamanından önce söylemişti birçoklarına göre.

Ama onun dünyadan ayrılış vakti, herkesi imrendirecek bir zamanlama idi.

Bir Berat gecesi adımını attı berzah âlemine.

Çekilen çileler, böyle bir zamanlama için değmez mi?

Rüştü Ağabey ile 1970’lı yılların başlarına ait bir hatıramız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here