Her salâvat bir rahmet duasıdır onun için.

O zaten rahmete mazhardır.

Ama rahmet sonsuzdur. O da sonsuz rahmet ister. Ve sonsuz rahmete, sonsuz bir şekilde lâyıktır o.

Her bir salâvat, ümmetinden bir hediye olarak ulaşır ona.

Her saniye, yüz binlerce melek, ordular halinde doluşur onun mübarek ravzasına:

Ümmetinden ona gelen hediyeleri tek tek sunmak için.

Bir milyar insan, hergün, her namazda ona hediyeler sunar, rahmet duaları eder.

Birçoğu bununla da yetinmez.

Denizlerin dalgalarına, yağmurun damlalarına, ağaçların yapraklarına, kâinatın zerrelerine yükler salât ve selâmlarını, öylece gönderir.

Ve onun hatırı için, gayb âlemlerinde her an dalgalar, damlalar, yapraklar ve zerreler tek tek sayılır.

Sayılır ve onlar adedince hayırlar onun defterine yazılır.

79 tane sıfırda kâinatın zerreleri biter. Ama onun sadece dualarla kazandığı sevaplar saymakla bitmez. Onun için edilen rahmet duaları tükenmek bilmez.

O dualardan her biri, bütün bir kâinatın duası gibi dinlenir Âlemlerin Rabbi katında.

Tek bir dua unutulmaz, hiçbiri kalabalıkta kaybolmaz.

Herbir ferdin en küçük duasını işiten, bilen ve cevap veren, kâinatın bu en büyük duasını da lâyık ehemmiyetle işitir, kabul eder ve cevap verir.

Ve ömürleri boyunca ona rahmet duaları gönderen insanlar, gün gelip de bir haşir sabahında uyandıklarında anlarlar dualarından hiçbirinin boşa gitmediğini.

Onu sayısız dualarla kuşatılmış, sonsuz rahmetle yüceltilmiş ve övülmüş makamından kendilerine tebessüm ederken gördüklerinde anlarlar, onun kendilerine anne ve babalarından daha yakın ve daha şefkatli olduğunu.

Ve Âlemlerin Rabbine, âlemlerin zerreleri sayısınca hamd ederler:

Ona ümmet oldukları için, ona bir salât ve selâmı hediye olarak sunabildikleri için…

— Ümit Şimşek

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here