ÜMİT ŞİMŞEK

Giriş

Haberin girişi, 5N 1K’nın en önemli unsurlarını içine alan bir paragraftır. Esas itibarıyla tek bir cümle olması gerekmiyor ise de, zamanımızın okuma alışkanlıkları ve dikkat dağıtan unsurlar dikkate alındığında, bir haber metninin paragraflarını, özellikle ilk paragraflarını birer cümle olarak düşünmek daha doğru olacaktır. Bu itibarla, “giriş paragrafı” dediğimiz zaman, nadir istisnalar dışında bu “giriş cümlesi” olarak anlaşılmalıdır.

“Giriş cümlesi ne kadar uzun olmalı?” sorusuna verilebilecek kesin bir cevap yoktur. Her ne kadar ortalıkta bazı rakamlar dolaşıyorsa da, bunlar gereğinden fazla ciddîye alınmamalıdır. Bu tür rakamlar ekseriyetle İngilizce literatürden alınmıştır ve meselâ “25 kelimelik İngilizce bir cümle Türkçeye çevrilince kaç kelime eder?” mantığıyla üretilmiştir. Oysa cümleler kelimelerden kurulduğu gibi, kelimeler de hecelerden kurulur; ortalama bir haber veya makaledeki İngilizce kelimelerin çoğunluğu ise tek veya iki hecelidir. Diğer yandan, cümle öğelerinin cümle içindeki yerleşimi de Türkçede farklı bir mantık takip ettiği için, cümle uzunluğu ile ilgili olarak okuma kolaylığı açısından yapılacak bir tesbitin sadece kelime sayısına dayanması güvenilir sonuçlar ortaya çıkarmayacağı aşikârdır. Bunun yerine, “haberin bütünlüğünü bozmayacak şekilde en can alıcı unsurlarını en kısa yoldan ifade edecek bir cümle” dersek, giriş paragrafı için biraz daha gerçekçi bir tarif yapmış oluruz.

Uzunluk konusunda bir hatırlatma daha: Kısa ve öz ifade derken, bunu da, giriş cümlesi ile haber başlığı arasında bir fark bırakmayacak kadar abartmamalıyız. Başlığı okuduktan sonra haberi okumaya karar veren okuyucu, ilk paragrafta, başlığın verdiği bilgiden daha fazlasını bulmalı ve haberin özünü kavrayabilmelidir.

Pulitzer ödülü sahibi gazeteci William Caldwell “İşittiğiniz en iyi giriş paragrafı hangisi?” sorusuna gençlik günlerinden şu hatıra ile cevap vermişti:

Okuldan ve mahallî haftalık gazetedeki işimden eve dönüyordum. Küçük kardeşimle karşılaştım. Yüzü bembeyazdı ve ağlıyordu. Anneme bir telgraf gelmişti. “Babam bu sabah George gölünde boğulmuş!” dedi nefes nefese. O anda içimden gelen cevabı vermekten utandım:

Üzüntü, yeis, dehşet, yalnızlık ve öfke duygularını hissetmeye başlamadan önce, terk edilmiş bir çocuğun yalnızlığı içimde kaynamaya başlamadan önce, kardeşimin kurduğu cümlenin mükemmel bir giriş paragrafı olduğunu keşfetmiş halde buldum kendimi. İsim, fiil, zaman, ve:

kim-ne-ne zaman-nerede!

***

Bazı giriş örnekleri:

Giriş 1 Bir binayı yıkmak için gelen işçiler, garajda 20 yıl önce unutulmuş bir araba buldular. Kim? / Ne?
Giriş 2 Sahibinin 20 yıl önce park ettiği arabayı işçiler buldu. Kim? / Ne?
Giriş 3 Sahibinin 20 yıldır aradığı araba, park ettiği yerde bulundu. Ne?

 

Giriş 1 Robotun biri Suudî Arabistan vatandaşı oldu, diğeri de Japonya’da oturma izni aldı. Kim? / Ne? / Nerede?
Giriş 2 Suudî Arabistan vatandaşı olan robot ile Japonya’da oturma izni alan hemcinsi, hukukçuların başını ağrıtıyor. Kim? / Ne? / Nerede?

 

Giriş Japonya’da demiryolu şirketi, 20 saniye erken kalkan tren için özür diledi. Kim? / Ne? / Nerede? / Niçin? (Burada haberin asıl önemli unsuru: “Niçin özür diledi?”)
2. paragraf 14 Kasım’da Tokyo ile Tsuba arasında sefer yapan tren, ara istasyonların birinden 9:44’te kalkması gerekirken, 9:43’ü 40 saniye geçe kalkmıştı. Nasıl? / Ne zaman?
3. paragraf Yazılı bir açıklama yapan demiryolu şirketi, personelin tarifeyi kontrol etmemesinden doğan bu durum için özür diledi.
4. paragraf Açıklamada, bu konu hakkında hiçbir yolcudan şikâyet gelmediği de kaydedildi.

***

Bundan önceki bölüm:

Ters Piramit modeli – 1

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here