Ters Piramit: Giriş paragrafı – 4

ÜMİT ŞİMŞEK

Genel olarak, etken fiiller edilgen fiile tercih edilmelidir. Ancak edilgen fiillerin de kullanılacağı yerler vardır. Etken fiiller, olayı doğrudan ve daha anlaşılır bir şekilde anlatırlar, eylemi yapan şeye / kişiye dikkati çekerler; bu bakımdan genellikle daha etkilidirler.

Freni patlayan beton mikseri evin yatak odasına daldı.

İsrail Kudüslü 138 aileyi daha evsiz bırakacak.

Bazan olayın faili değil, nesnesi önem taşıyabilir; yahut dikkati nesneye çekmek veya nesnenin mağduriyetini vurgulamak isteyebilirsiniz. Bu durumda edilgen fiil kullanmak cümleyi daha etkili hale getirir:

Bosna Kasabı Miladic ömür boyu hapse mahkûm oldu.

İlâhiyat Fakültesi mezunlarına öğretmenlik kapısı kapandı.

Giresun’un bir köyünde kullanılan “kuş dili” Dünya Kültürel Mirasına aday gösterildi.

Mülteci çocuklar konusunda Türkiye dünyaya örnek gösterildi.

Etken veya edilgen fiil kullanma konusundaki tercihiniz, cümlenin vurgusunu ve okuyucu üzerinde bıraktığı izlenimi ciddî bir şekilde değiştirebilir.

İspanya’ya sığınan mülteciler cezaevine gönderildi.

İspanya mültecileri cezaevine kapattı.

Yukarıdaki cümlelerden birincisinde mültecilerin talihsizliği, ikincisinde ise İspanya’nın gaddarlığı vurgulanmaktadır.

Facebook’taki bilgileriniz reklamcıları besliyor.

Facebook, kullanıcı bilgilerini reklamcılarla paylaşıyor / reklamcılara satıyor.

Bu cümlelerden birincisinde kullanıcıların riskli durumu vurgulanırken, ikincisinde bilgileri toplayan firma hedef gösterilmiştir.

Önemli bir hatırlatma: Tabiat olaylarında etken fiillerin yaygın şekilde kullanılması, bir yandan ifadeyi daha güçlü hale getirirken, diğer yandan da bu olayları fail haline getirerek bir nevi “tabiatperestlik” algısına kuvvet vermek gibi bir riski de beraberinde taşımaktadır. “Depremde beş ev yıkıldı” yerine “Deprem beş evi yerle bir etti”; “Bir köy sel altında kaldı” yerine “Seller bir köyü haritadan sildi”; “Yollar kardan kapandı” yerine “Kar yolları kapadı”; “Çiftçiler yağmurla sevindiler” yerine “Yağmur çiftçileri sevindirdi” gibi ifadeler, hiç şüphesiz daha güçlü ifadelerdir. Ancak bu ifadelerdeki faillerin “mecazî fail” olduklarını dikkatten uzak tutmayalım. Belâgat kitaplarında mecaz konusu işlenirken verilen yaygın bir misal vardır:

“Bahar mevsimi otları bitirdi” dendiği zaman, bunu söyleyen kimsenin durumuna bakılır. Eğer bu kimse mütedeyyin birisi ise, söz mecaz olarak telâkki edilir; çünkü gerçekte otları bitiren bahar mevsimi değil, bahar mevsiminin ve otların yaratıcısı olan Allah Teâlâdır. Ama bu sözü söyleyen tabiatperest birisi ise, o zaman hakikî anlamın kastedildiği anlaşılır.

Bugünün medyasında ise tabiatperestlik rüzgârları bir hayli kuvvetli estiği için, bu konuda mecazî ifadelerin de hakikî anlamlarında telâkki edilme veya en azından bu telâkkinin yaygınlaşmasına yardımcı olma riski çok yüksektir. Bu itibarla, ifadeyi daha güçlü hale getirmek uğruna inançları güçsüzleştirmek gibi bir oyunun parçası olmamaya dikkat etmek gerekir. Kaldı ki, bu tür ifadeler büyük çoğunlukla âfetler hakkında kullanıldığı için, sürekli olarak “evleri yerle bir eden depremler, köyleri kar altında mahsur bırakan kara kışlar, şehirleri haritadan silen tsunamiler” türünden haberlerle karşılaşmak, her an üzerimize çullanmak için fırsat kollayan düşmanlarla çevrili olduğumuz hissini ister istemez bizde uyandırır. Bu tür haberlerin ruh dünyamızda biriktirdiği gerilimin gerçek bir felâket karşısında nasıl boşalıverdiğini zaman zaman hepimiz yaşıyoruz.

Diğer taraftan, bu olumsuz sonuçlara meydan vermemek için ihtiyatta abartıya kaçmanın da doğru olmayacağı aşikârdır. “Yağmur yağdırıldı” veya “Yanardağ indifa ettirildi” gibi ifadelerin, arzu edilen mânâya kuvvet vermekten çok, bu mânânın ciddîye alınma ihtimalini düşüreceği dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Bir önemsiz not: Medyadaki haber başlıklarını ve girişlerini bu bilgiler ışığında inceleyip çeşitli alternatiflerle karşılaştırmak suretiyle, olayların bize nasıl yansıtıldığı ve bu yansıtma biçimleri ile ne tür algılar oluşturulmak istendiği konusunda az çok fikir sahibi olabilirsiniz.

[Devamı var]

***

Bundan önceki bölüm:

Ters Piramit: Giriş paragrafı – 3

1 YORUM

  1. Yazı yazmanın bilince ve bilinç altına şöyle bir etkisi var: “Madem ki bu konuyu yazıyorsun, yazdığın konuyu, savunduğun konuyu kendi hayatında yaşaman gerekir.” Yazı yazmakla-takva arasında bir bağ var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here