Şehit cenazesinde cereyan eden şov, Türkiye’yi hedef alan komplonun içine TSK’nın da çekilmek istendiğine dair işaretler veriyor.

Bir defa, bu tür şovların, Türk Silâhlı Kuvvetler geleneği içinde hiçbir karşılığı olmadığı ve Ordumuzun vakar ve ciddiyetiyle hiçbir şekilde bağdaşmadığı açıktır. Yarbayın verdiği tepki, onun TSK içinde aldığı eğitimin sonucu olamaz; bunda daha başka türden telkin ve eğitimlerin kokusu vardır.

Sivil şehit ailelerinin bile evlâtlarını büyük bir olgunlukla  Rahmân’ın rahmetine tevdi ettiği bir ortamda, asıl görevi yurdu savunmak olan, bu mesleği kendisi seçmiş ve bunun için eğitim almış bulunan birisinin siyasal içerikli sloganlarla bu tür şovlara girişmesi spontane bir hareket olarak görülemez.

Ayrıca, paralel örgütün yayın organları başta olmak üzere, bir kısım medyada bütün toplumu huzursuzluğa itmeyi amaçlayan, bu arada Türk Silâhlı Kuvvetlerini de tahrik ederek darbe çağrıları yapan yayınlar yapılmaktadır. Bu tür yayınların başını çeken paralel örgütün devlet içindeki yapılanması artık gün gibi ortaya çıkmış bir gerçek olduğu gibi, bu yapıya mensup elemanların aldıkları talimat doğrultusunda her türlü kamikaze eylemlerine girişebildikleri de, herkesçe bilinen tahliye teşebbüsleri ile sabit olmuştur.

Paralelci yayın organlarının hemen olayın üzerine atlaması ve haberi şaşaalı bir surette değerlendirmesi ise, yeteri kadar kuşkuları davet edici bir durumdur.

Hangi açıdan bakılırsa bakılsın, söz konusu siyasal şov, ister bilinçli olsun, ister bilinçsiz şekilde, Türk Silâhlı Kuvvetlerini devlet aleyhindeki uluslararası bir komplonun içine sürükleme istidadını taşımaktadır ve mahut çevrelerce bu yönde kullanılacağında şüphe yoktur.

Hiç kuşkusuz, Türk Silâhlı Kuvvetleri de bu durumu göz önüne alacak ve yarbayın durumunu, bütün ihtimallerin ışığında ciddiyetle değerlendirecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here