Bayram Yüksel

(1931-1997)

Nur hizmetinin seçilmiş öncülerinden. Herkes Bediüzzaman Hazretlerinin yanında birkaç saat geçirebilmek için can atarken, Bayram Yüksel’i sürekli olarak yanına almak için Bediüzzaman iki defa onun köyüne kadar gitti. Sonunda, yatak-yorganını sırtlanıp Üstadın yanına vardı ve Üstadın ömrünün sonuna kadar onunla beraber kalacak olan birkaç bahtiyar insan arasına katıldı. Nihayet, gün gelecek, ecel Bediüzzaman Hazretlerini Bayram Yüksel’in kolları arasında bulacaktı.

Bayram Yüksel Bolvadin’de hayata gözünü açtı. Genç yaşında Bediüzzaman Hazretleriyle birlikte Afyon hapsinde yattı. Onbaşı olarak Kore Harbine katıldı; bu arada Bediüzzaman’ın verdiği Risaleleri Japonya’ya götürdü. Üçüncü Said döneminde Zübeyir Gündüzalp, Tahirî Mutlu, Mustafa Sungur, Ceylân Çalışkan ve Hüsnü Bayram ile birlikte, sürekli olarak Bediüzzaman Hazretlerinin yanında kalarak yakın hizmetinde bulundu; böylece onun hizmet tarzına ve Risale-i Nur’un meslek esaslarına en yüksek seviyede bir vukuf kazandı. Üstadın vefatından sonra Risale-i Nur hizmetinin her türlü sapmalara karşı korunması ve sağlıklı bir şekilde yayılması için tükenmek bilmeyen bir enerjiyle çalıştı. 1997 yılında birgün, Almanya’dan yoğun bir hizmet seyahatinin dönüşünde, Ali Uçar ve Mehmet Çiçek ile beraber Sofya yakınlarında geçirdiği bir trafik kazasında vefat etti.

***

Risale-i Nur’da Bayram Yüksel

Bu vasiyetname benden sonra bâki kalan tayınat içinde de konulsun, tâ ki bazı insafsız insanlar “Bu Said günde beş on kuruşla yaşadığı ve kimseden para almadığı halde şimdiki mirası yüzer lira görünüyor, nerede buldu?” dememek için bu hakikati izhar etmek münasip olur. Şimdi mânevî evlâtlarım, fedakâr hizmetkârlarım olan Zübeyir, Ceylân, Sungur, Bayram, Hüsnü, Abdullah, Mustafa gibi ve has ve hâlis Nurun kahramanları olan Hüsrev ve Nazif, Tahirî, Mustafa Gül gibi zatların nezaretinde o düsturumun muhafaza edilmesini vasiyet ediyorum.

***

Ecel gizli olmasından, vasiyetname yazmak sünnettir. Benim metrûkâtım ve Risale-i Nur’dan olan benim hususî kitaplarım ve güzel ciltlenmiş mecmualarım ve sair şeylerimin bütününü, Gül ve Nur fabrikaların heyetine, başta Hüsrev ve Tahirî olarak o heyetten on ikikahraman kardeşlerime [kardeşim Abdülmecid, Zübeyir, Mustafa Sungur, Ceylân, Mehmed Kaya, Hüsnü, Bayram, Rüştü, Abdullah, Ahmed Aytimur, Âtıf, Tillolu Said, Mustafa, Mustafa, Seyyid Salih] vasiyet ediyorum. Onlara bırakıyorum ki, emr-i Hak olan ecelim geldiği zaman, benim arkamda o metrûkâtım, benim bedelime o sadık ve mübarek ellerde hizmet-i Nuriye ve imaniyede çalışsın ve istimal edilsin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here