Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi, Risale-i Nur’ların aslına uygun şekilde basılma görev ve yetkisinin Diyanet İşleri Başkanlığına verilmesiyle nelerin değişeceğini anlattı.

Selvi, “Risale-i Nurlara bandrolü düzenleyen karar ne getiriyor” başlıklı yazısında, yeni düzenleme ile Diyanet İşleri Başkanlığının da Risale-i Nur’ları aslına uygun şekilde basmak zorunda kalacağını hatırlatarak, “Ya devir değişirse…” şeklindeki endişelerin yersiz olduğunu belirtti.

Bundan sonra Diyanet İşleri Başkanlığının da Bediüzzaman’ı tanıtıcı faaliyetler düzenlemek yükümlülüğünde olduğunu hatırlatan Abdülkadir Selvi, Anayasa Mahkemesinden iptal kararı çıktığı takdirde, Risale-i Nur’ların düşmanı olan CHP ile Gülen grubunun elbirliğiyle Risale-i Nur’a büyük bir darbe vurmuş olacaklarını yazdı.

Yeni Şafak yazarı Abdülkadir Selvi’nin yazısının satır başları şöyle:

Risale-i Nurların tahrifatının önüne geçmek için, yetki Diyanet İşleri Başkanlığı’na veriliyor. Risale-i Nurları tahrif eden Fethullah Gülen grubunun bastığı ile Medresetüzzehra grubunun bastığı eserler arasında fark var. Herkes kendi anlayışına uygun bir Risale-i Nur telif ederse bir süre sonra işin içinden çıkılmaz hale gelinir.

Risale-i Nurların aslına uygun olarak basılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararıyla ilgili olarak yürütülen bir kara propaganda var. Risale-i Nurların basımı devlet tekeline alınıyor deniliyor. Bunu Risale-i Nurları tahrif etmekten imtina etmeyen Gülen grubu yapıyor. İnsanda biraz insaf olur. Hem Bediüzzaman’ın eserlerini tahrif etme cüretini göstereceksiniz. Manevi hayatınızın kurtulmasına vesile olan eser sahibine hürmet etmeyeceksiniz, sonra kalkıp, Risale-i Nurları sadece devlet basacak, başka kimsenin yayınlamasına izin verilmeyecek diyeceksiniz… Doğru değil. Sadece Diyanet basmayacak. Bir tekel olmayacak. Diyanet’ten yetki alan yayınevleri de Risale-i Nurları basacaklar.

Bu arada samimi bir niyetle bu konuda kaygı taşıyan Nur talebeleri var. Onlar da devirler değişir, Diyanet bu kez Risale-i Nurların içindeki bazı bölümleri çıkartmak ya da o şekliyle basmak istemeyebilir mi diye soruyorlar. Haklı bir kaygı. Ancak “Aslına uygun olarak basılacak” kararı sadece yayınevlerini değil, Diyanet’i de bağlıyor. İkinci maddede Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yetki verdiği kişi ve kuruluşların da Risale-i Nurları basıp yayınlayabileceğini düzenliyor. “Ekli listedeki eserler, aslına uygun olmak kaydıyla, Diyanet İşleri Başkanlığınca ya da Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği izin veya yetki çerçevesinde kişi ve kuruluşlarca işlenebilir, yayımlanabilir, temsil edilebilir veya işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletebilir.”

Şu an 28 yayınevi Risale-i Nurları basıp yayınlıyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, aslına uygun olarak basan her yayınevine yetki verme kararlılığında.

Bakanlar Kurulu kararının üçüncü maddesinde hak sahiplerine talep ettikleri takdirde ödenecek bedel, dördüncü maddesinde eser, eserlerin basımı ve yayınlanmasından elde edilecek olan gelirlerin bir kısmının Bediüzzaman Said Nursi’nin fikri ve hayatının tanıtımı için harcanması hükmü getiriliyor.

Nur talebelerinin hayatının gayesi Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerini ve eserlerini okumak ve anlatmak. Ama bu düzenleme ile Diyanet İşleri Başkanlığı da artık Bediüzzaman’ı tanıtım faaliyetleri yapmak durumunda kalacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2015 yılında Risale-i Nur Külliyatının tamamının yayınlanmasını hedefliyor.

Ancak bir sorun var. CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi bu konuyu görüşmeye başladı. CHP 13 Kasım’da başvurdu. Anayasa Mahkemesi jet hızıyla gündeme alıp 24 Kasım tarihinde görüşmeye başladı. Dün itibariyle de esas üzerindeki görüşmeler başladı. Anayasa Mahkemesi, iptal kararı verirse ne olacak? Çünkü böyle güçlü bir ihtimal var. Cevabını vereyim, bir kaos tehlikesi söz konusu.

Çünkü bu durumda eskiye de dönülemiyor. Hadi tahrif eden etsin ama sorumlu yayıncılık yapanlar Risale-i Nurları basmaya devam eder denilebilir. O noktada 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan bir engel var.

Ancak şimdiye kadar 1500 mahkemeden beraat kararı alan Risale-Nurlar hakkında yasaklama kararı sadece İsmet İnönü’nün imzasını taşıyordu. Merhum Adnan Menderes, Süleyman Demirel ve Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu, Risale-i Nurların yasaklanamayacağını ilan eden Başbakanlardı. Ve ilk kez yasal olarak Risale-i Nurların aslına uygun olarak basılması için düzenleme yapıldı. Beidüzzaman’ın hayali olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Risale-i Nurların basılması gerçekleştirildi.

Yaşadığı süre içinde Bediüzzaman’ın hayatına ve eserlerine düşman olan CHP ile Risale-i Nurları tahrif eden Gülen grubu, bu kez Anayasa Mahkemesinden iptal kararı çıkarttıkları takdirde Bediüzzaman’a ve Risale-i Nurlara ikinci büyük darbeyi vurmuş olacaklar.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç da böyle bir karara imza attığı taktirde yaşanacak kaosun mimarlarından biri olacak. Dilerim bu yanlışa düşmez.

***

Abdülkadir Selvi’nin Yeni Şafak’taki yazısı:

http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/AbdulkadirSelvi/risale-i-nurlara-bandrolu-duzenleyen-karar-ne-getiriyor/2006199

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here